Endüstri Bitkileri Birimi


Birim Hakkında


     Endüstri bitkileri şubesinde  Patates, Yağlı Tohumlu Bitkiler, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler konusunda çalışmalar yürütülmektedir.

     Patates ile ilgili faaliyetler kapsamında “Doğu Anadolu Bölgesi Patates Islah Projesi” kapsamında bölge şartlarına uygun, kaliteli, verimi yüksek, erkenci, biyotik/abiyotik stres faktörlerine dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi; üretimi yapılan mevcut çeşitlerin adaptasyonu; temel tohumluk üretimi çalışmaları yürütülmektedir.

     Yağlı Tohumlu Bitkiler kapsamında ayçiçeği, Aspir ve Kolzada adaptasyon çalışmaları yürütülmüş, Tıbbi ve Aromatik Bitkilerde ise doğadan toplanan  Çöven ve Meyan kültüre alınmıştır.  

  ​ Temel tohumluk üretim faaliyetleri  Enstitü kampüsünde yer alan 1 adet Doku kültürü laboratuarı, 1 adet tam kontrollü sera, 2 adet tül serada yürütülmektedir.  Ön elit ve Elit 1 kademede tohumluk üretimleri de Enstitü kampüsünde yer alan arazide yapılmaktadır.

       Islah çalışmaları kapsamında melezleme çalışmaları yine Enstitü kampüsünde yer alan serada, diğer ıslah çalışmaları ise Pasinler deneme istasyonunda yürütülmektedir. Islah çalışmalarının son aşamalarında yer alan “Bölge Verim Denemeleri” Enstitümüz çalışma alanına dahil illerde yürütülmektedir.

      Endüstri Bitkileri Şubesinde Patatesle ilgili çalışmalar  ayrı bir önem arzetmektedir. Bölgemizin patateste tohumluk üretimi için ideal şartlara sahip olması çalışmalara avantaj sağlarken,  büyük şehirlere uzak olması, tohumculuk şirketlerinin yatırım yapmalarına engel olmuştur.  Bu nedenle özellikle “Sertifikalı Patates Tohumu” üretimi konusunda Enstitümüze önemli bir görev düştüğü bilinciyle çalışmalar sürdürülmektedir. 

        Enstitümüzde temel tohumluk talebinin karşılanması amacıyla 1988 Yılında  doku kültürü laboratuarı kurulmuş ve pilot uygulamalar yapılmış olmakla birlikte süreklilik arzeden çalışmalar 1996 yılından itibaren devam etmektedir. 1996 yılında çalışmalara  enstitümüz tarafından 1992 yılında bölgemize şartlarına uygun olarak  tescil ettirilmiş olan Pasinler 92, Caspar ve Kondor patates çeşitlerinin meristem kültürü metoduyla üretilmesiyle yeniden başlanarak, enstitü tarafından melezleme yoluyla elde edilen,  aday çeşit olarak ümitvar görülen klonların üretilmesi, hızlı çoğaltımlarının yapılması amacıyla laboratuar ve sera şartlarında devam etmektedir. 2005-2009 yılları arasında TÜBİTAK 1007 Kamu Projesi desteğiyle yürütülen “Ülkesel Patates Tohumluk Üretim Sistemlerinin  Geliştirilmesi” projesi kapsamında sağlanan alt yapı desteği sayesinde  patateste mini yumru üretimi için gelebilecek özel amaçlı talepleri karşılayabilecek olan  doku kültürü laboratuarımızın üretim kapasitesi yıllık 20.000 adet  mini yumru olarak belirlenmiştir.



Birim Personeli



Dr. Canan KAYA            Birim Başkanı     Tel: 0(442) 327 14 40 -41 / 1009          canan.kaya@tarim.gov.tr

Dr. Fırat SEFAOGLU       Zir.Yük. Müh      Tel: 0(442) 327 14 40 -41 / 1010         firat.sefaoglu@tarim.gov.tr



Birim Resimleri




 

 

 

 

 

 


Sonuçlanan Projeler



 Patateste (solanum tuberosum l.) in vitro şartlarda mikro yumru elde edilmesinde değişik fotoperiyot uygulamaları ve besin ortamlarinin etkisi;  Bölgemizde ve ülkemizde tohumluk üretimini kısıtlayan faktörleri elemine etmek ve ayrıca dört mevsim kesintisiz tohumluk üretimi  amacıyla laboratuvar şartlarında mikro yumru üretimi yapılması hedeflenmiştir. Granola, Caspar ve Pasinler-92 çeşitlerinin 2 farklı ışık ortamında (8 saat ışık ve karanlık) mikro yumru meydana getirme özellikleri belirlenmiştir. Yumru sayısı ve verimi yönünden en iyi tepkiler 8 saat ışık (kısa gün) uygulaması, Pasinler-92 çeşidi ve JA içeren yumru meydana getirme besi ortamından elde edilmiştir.

Doğu Anadolu Bölgesi önemli bazi tibbi ve aromatik bitkiler entegre ürün yönetimi araştirmalari;Doğu Anadolu Bölgesinde varolan Gypsophila bicolar (çöven), Glycyrrhiza glabra L. (meyan),  Rhus coriaria L. (sumak) türlerinin yayılış alanlarını belirlemek, bu türleri ve populasyonları korumak, bu türlerden kaliteli bitkiler seçerek (etkili madde oranları yüksek olan bitkiler) yeni çeşitler geliştirmek, ihraç edilebilecek ürünler geliştirmek ve Türk tarımına alternatif ürünler kazandırmak amacıyla  doğadan toplanmıştır. Çalışmanın sonucunda meyanda yaş kök ağırlığı 808,74-326,42 g, kuru kök ağırlığı 596,24-190,84 g, kök dal sayısı 9-2 adet ve kök uzunluğu 90-75 cm arasında değişim göstermiştir. Meyan türünün agronomik pratiklere pek uygun olmadığı dolayısı ile kültürünün yapılmasının çok zor olduğu, Çöven’de ise  ise yaş kök ağırlığı 1788,70-220,95 g, kuru kök ağırlığı 559,92-72,01 g, kök dal sayısı 7-2 adet ve kök boyu 85-49 cm arasında değişim göstermiş ve kültürünün yapılabileceği sonucuna varılmıştır.

Patateste değişik tarihlerde ön-sürgünlendirme ve toprak üstü aksamını (pirleri) öldürmenin verim ve verim unsurları üzerine etkileri;Erzurum şartlarında patates yetiştiriciliğinde +40C’da depolanan tohumluk yumruların 10 Nisanda ön-sürgünlendirme için kasalara konularak ışıklı ortama çıkarılması dikim tarihine kadar düşük gece sıcaklıklarından korunması,  Mayıs ayının ilk haftasında dikim 20 Eylülde pir  öldürürme, pir öldürme tarihinden 10 gün sonra hasat yapılması, hem yumruların iyice kabuk bağlaması hem de hasadın kolaylığı açısından önem arz etmektedir.  

Erzurum-Pasinler ekolojik şartlarinda patateste en uygun dikim derinliği, sedde yüksekliği ve sedde yapim zamaninin tespiti; Yapılan çalışmayla dikim derinliğinin 10 cm olması, dikimden hemen sonra sedde yapılması ve  sedde yüksekliğinin 15 cm olması tavsiye edilmiştir. Dikim derinliğinin artması; makinalı hasadı zorlaştırması, ürünle kaldırılan toprak miktarını artırması ve yumru zedelenmesini artırması nedeniyle tercih edilmemelidir.

Erzurum’da patatesteki afit (homoptera: aphidoidea) türleri, bunlarin populasyon değişimleri ve yeşil şeftali afidi (Myzus Persicae (sulzer)) ile patates yaprak kıvrılma virüsü (PLRV)’nün yayılması arasındaki bazı ilişkilerin tespiti üzerine araştirmalar; Erzurum yöresinde patates bitkisine gelen 34 kanatlı afit türü tespit edilmiştir. Kanatlı afit populasyonunun % 22.7’sini patates virüs hastalıklarının en önemli vektörü olan Myzus persicae, % 24.2’sini virüs hastalıkları vektörü olan diğer bir afit türü Aphis fabae (Scopoli) oluşturmuştur. Afitlerin patates bitkisine gelme zamanı ile PLRV’nin yayılması arasında yakın ilişki olup, Myzus persicae sayısı arttıkça PLRV bulaşmasında da artış olduğu ortaya çıkmıştır.

Erzurum-Pasinler ekolojik şartlarında farklı tarihlerde toprak üstü aksamin (pir) öldürülmesi uygulamasının patates bitkisinde mycoplasma (phytoplasma) hastalığı, verim ve verim unsurları üzerine etkisinin tespiti; Bölgemizde 1983 yılından itibaren görülen Mycoplasma hastalığı bazı yıllar epidemi yapmış ve tohumluk patates yetiştiriciliğini sekteye uğratmıştır. Bu hastalık Ağustos ayından itibaren patates tarlalarında yoğun olarak görülmeye başlamaktadır. Patates tarlaları etrafında mevcut yeşil alanların (özellikle yonca ve korunga tarlalarının) biçilmesi sebebiyle bu alanlarda beslenen ve mycoplasma hastalığının taşıyıcısı olduğu kabul edilen leaf hopperlar patates tarlalarına akın etmekte, neticede bu hastalığın tarlalarda yoğunluğunun artması söz konusu olmaktadır. Bu çalışmada; leaf hopper populasyonunun yoğun olduğu devrelerde farklı tarihlerde yapılan pir öldürme uygulamasıyla mycoplasma hastalığının ne ölçüde önlenebileceği ve elde edilen tohumluklarda hastalık sayımı yapılarak ilkbahardaki çıkış yüzdesi tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen neticelere göre verimle hastalık arasında doğrusal bir ilişki bulunmuştur. 10’ar günlük arayla yapılan pir öldürme uygulamasıyla verimde 700-1000 kg/da’a kadar bir azalma görülmüş, buna karşın ilk pir öldürme uygulamasında %4.86 olan hastalık oranı, son uygulamada % 5.63 olarak tespit edilmiştir.

Tablo 1.Farklı Pir Öldürme Tarihlerinde Ortalama Yumru Verimleri ve % Mycoplasma Oranları

 

 Pir Öldürme Tarihler

 

 

Ortalama Yumru Verimleri   (kg/da)

 Mycoplasmalı Yumru Oranı (%)

 1-3 Ağustos

 987

 4.86

 11-13 Ağustos

 1610

 5.58

 21-23 Ağustos

 2392

 3.26

 31 Ağustos-3 Eylül

 3212

 5.63

 

 Doğu Anadolu Bölgesi’nde organik patates üretim sisteminin geliştirilmesi; Araştırmada yörede yaygın olarak dikimi yapılan ve adaptasyon kabiliyeti iyi olan Granola çesidi ve 2 farklı ticari organik gübre uygulaması (Biofarm ve Abalıoğlu) da kullanılmış. Çalışmada elde edilen  iki yıllık  ortalamalarda;  verim, uygulamalar ve uygulama x yıl interaksiyonu çok  önemli çıkmıştır.

Yağlı tohumlu bitkiler adaptasyon projesi; Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden gönderilen 14 ayçiçeği  ile Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden gelen 3 aspir çeşidinin ekimi yapılarak adaptasyon kabiliyetleri belirlenmiştir.

Erzurum yöresi patates dikim alanlarında yabancı ot rekabet seviyesinin tespiti;  Çalışma, Erzurum’da patates ekim alanı fazla olan Pasinler İlçesi’nde patateste yabancı ot mücadelesi için kritik periyodun belirlenmesi amacı yürütülmüştür. Patateste yüksek verim elde etmek için yabancı ot mücadelesinin çok önemli olduğu ortaya konulmuş, yabancı ot mücadelesi ilk 90 güne kadar yapılan parseller ile yabancı ot mücadelesi yapılmayan parseller arasında % 80 oranında verim kayıplarının olduğu tespit edilmiştir.  Bu çalışmada patateste 25. gün ile 70. gün arasındaki süre yabancı otlarla mücadelede kritik periyot olarak ortaya konulmuştur.

  Erzurum ve yöresinde 1988-1989 yılları arasında patates ekim alanlarında yapılan çalışmada yabancı otların yoğunlukları belirlenmiş ve bu çalışmada en yoğun olarak Chenopodium album L. subsp. album, Amaranthus retroflexus L., Convolvualus arvensis L., Seteria viridis (L.) P. Beauv., Sinapis arvensis L. ve Cirsium arvense (L.) Scop. bulunmuştur  (Zengin ve Güncan, 1993). Yapılan bu çalışmada da Zengin ve Güncan (1993)'ün tespit ettiği yabancı otlara benzer türler tespit edilmiştir.

Dört farklı patates çeşidinin özgül ağırlık, kuru madde birikimi ve nişasta içeriğinin mevsimsel değişiminin karşılaştırılması; Bu çalışmada Granola, Caspar, Kondor ve Pasinler-92 patates çeşitleri kullanılmış ve Erzurum ekolojik şartlarında yumrulardaki kuru madde birikimi belirlenmeye çalışılmıştır. Örnekler  18 Ağustos-16 Ekim tarihleri arasında 15 gün aralıklarla alınmıştır. Farklı tarihlerde alınan örneklerde özgül ağırlık, kuru madde ve nişasta miktarları arasında istatistiki yönden %5 seviyesinde farklılık bulunmuştur.

Ülkesel patates tohumluk üretim sisteminin geliştirilmesi(105G115-TÜBİTAK-1007); Tohumluk üretim sisteminin oluşturulması amacıyla hazırlanan ve başlıca üç alt proje halinde yürütülen bu projede, (1) Tohumluk üretim bölgelerinin belirlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması, (2) Temel tohumluk üretim programlarının oluşturulması, (3) Ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirilebilecek sanayilik ve yemeklik patates çeşitlerinin ıslah edilmesi amaçlanmıştır. İlk alt proje kapsamında yürütülen çalışmalarla, kısa vadede halen tohumluk üretim bölgesi olarak kullanılan yörelerde, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması; uzun vadeli olarak ise henüz patates üretimine açılmamış yeni tohumluk üretim alanlarının belirlenerek, ülkenin “tohumluk patates üretim bölgeleri” olarak tescillenmesi sağlanmıştır. Çalışma alanımızda yer alan Erzurum/ Pasinler (Büyük dere ve Yukarı çakmak köyleri) 1000 ha, Erzincan/ Refahiye (Günyüzü köyü) 400 ha’lık alan Orijinal ve üzeri kademelerde  tohumluk patates üretim  alanı olarak tescillenmiştir. Temel tohumluk üretim programlarının oluşturulmasının amaçlandığı ikinci alt projede, ülkemizin ivedilikle ihtiyacı olan patates tohumluğunun iç üretimle karşılanması için, başlangıç materyali olan mini yumru stokları meristem kültürü yoluyla üretilmiştir. Yerel populasyon olarak kabul edilen Oltu/Şamkı ve Posof   yöresine ait patatesler de meristem kültürü yoluyla üretilerek genetic karekterizasyonları yapılmıştır. Ayrıca, tohumluk üretim sistemi ile ilgili çalışmalarla eş zamanlı olarak, ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirilebilecek sanayilik ve yemeklik yerli patates çeşitlerinin ıslahına yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Tohumluk üretiminin  dışa bağımlılığının ortadan kaldırılması amacıyla yürütülen bu çalışma 8Araştırma Enstitüsü,  3 Üniversite ve 11 Özel Sektör Firması ile ortaklaşa yürütülmüştür.



Devam Eden Projeler


  Doğu Anadolu Bölgesi Patates Islah Projesi

     FAO verilerine (FAO 2009) göre patatesin dünyadaki dikim alanı 18 326 242 ha ve üretimi ise 329 556 911ton olup buğday (Triticum aestivum), mısır (Zea mays) ve çeltikten (Oryza sativa) sonra dördüncü sırayı almaktadır. Besleme değeri itibariyle, diğer gıdalarla mukayese edildiğinde yumurtadan sonra ikinci sırayı alır. Son derece yüksek ve kaliteli proteine sahiptir. En önemli temel besin maddesi olan buğday ile kıyaslandığında, patates birim alan ve zamanda iki kat daha fazla kurumadde ve kalori üretmektedir. Patates yumruları % 20-30 civarında nişasta, % 2 civarında protein, B1, B2 ve C vitaminleriyle bazı mineral maddeleri içermektedir. Bütün bu özellikleri nedeniyle insanlar için önemli bir gıda kaynağı olup, aynı zamanda nişasta, alkol ve ispirto endüstrilerinin de hammaddesini oluşturmaktadır.

      Türkiye için mazisi pek eski olmayan patates, ülkemize 150 yıl kadar önce Rusya ve Kafkaslar üzerinden Doğu bölgelerimize, bir asır kadar önce de Avrupa üzerinden batı yörelerimize girmiştir. Ülkemizin hemen her yerinde yetiştirilebilmekle birlikte (142684haalanda, 4397711 ton (FAO 2009))özellikle Orta ve Doğu Anadolu’da önemli durumdadır. Dünyadaki hızlı nüfus artışı, Türkiye’nin iklim ve ekolojik durumu ile coğrafi konumu dikkate alındığında, patatesin Türkiye’de en fazla gelecek vadeden bitkilerden biri olduğu görülecektir.

      Türkiye’de çeşit geliştirme ve tohumluk üretiminde iyi bir alt yapı ve düzenleme olmadığı için, sertifikalı tohumluk üretim programı firmaların anaç kademede yurt dışından yaptığı ithalata dayanmaktadır. Ülkemizde sertifikalı tohumluk üretimi ithalat yoluyla daha ziyade Hollanda ve Almanya’dan getirilen çoğunlukla anaç kademedeki tohumluklara dayalı olarak yapılmaktadır.

    Ülkemizde yerli çeşitlerin yetersiz oluşu ve sertifikalı tohumluk üretiminin sınırlı olması nedeniyle, yurtdışından temin edilen anaç kademedeki tohumluklar için her yıl milyonlarca dolar ödenmekte ve bu durumda milli ekonomimize önemli boyutta hasar vermektedir.

    Patates ıslahında temel amaç verim ve kaliteyi optimize etmek olmakla birlikte; son zamanlarda ıslah amaçları arasında fungal bakteriyel ve viral hastalıklara, nematod ve muhtelif zararlılara dayanıklılık ile birlikte sıcaklığa ve kuraklığa dayanıklılık ön plana çıkmıştır. Aynı zamanda ıslah çalışmasının yapıldığı coğrafik bölgenin iklim şartlarındaki değişiklikler, bölgedeki farklı yetiştirme tekniği uygulamaları, hastalıkların dağılımı ve patatesin kullanım önceliklerinin yanı sıra tüketici tercihleri de göz önüne alınmalıdır.

     Yürütülen çalışma ile patates tohumluk üretimini etkileyen en önemli etken olan çeşit sorununu çözmek amacıyla yüksek verimli, kaliteli, hastalık ve zararlılara dayanıklı ticari çeşitlerin ve/veya gen kaynağından getirilen klonlar melezleme programlarına dahil edilmekte ve melezlemeler neticesinde adaptasyon kabiliyeti yüksek olan yerli çeşitlerin geliştirilmesi ve üretilmesi sağlanmaktadır.

        Proje çalışmaları kapsamında yaklaşık 136.000 adet GPT elde edilmiş ve değişik ıslah kademelerinde değerlendirilen klonlar ile çalışmalar devam etmektedir. 

 

                  DOĞU ANADOLU BÖLGESİ AYÇİÇEĞİ ISLAH VE ADAPTASYON PROJESİ
 

         Ayçiçeği “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli”ne göre çalışma alanımıza giren Karasu-Aras, Van Gölü, Büyük Ağrı havzalarında üretimi desteklenen ürünler arasında yer almaktadır. Ayrıca ilimiz faaliyet alanı içerisinde yağlık ayçiçeği hammaddesine ihtiyaç duyan yağ fabrikası faaliyete geçmiştir.Bu nedenle yapacağımız çalışmayla ayçiçeğinin Doğu Anadolu koşullarında adaptasyon kabiliyetinin belirlenmesi ve ön plana çıkan hatların ıslah materyali olarak kullanılması amaçlanmaktadır. Elde edilen sonuçlar çiftçilerimizle paylaşılarak bölgede daha verimli ve uygun çeşitlerin ekilmesine katkıda bulunulacaktır.

ERZURUM KOŞULLARINDA BAZI ŞEKER PANCARI GENOTİPLERİNİN (Beta Vulgaris   Saccharifera L.) HASAT TARİHİ İLE EKONOMİK PARAMETRELERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN BELİRLENMESİ

       Ülkemizde çiftçilerimizin pazarlama sorunu yaşamadıkları tek ürün şeker pancarıdır. Tarım ve endüstri kesiminde oluşturduğu istihdam, alternatif ürünlerle kıyaslanmayacak kadar yüksek olup, gelişmekte olan bölgelerimizde ve özellikle Doğu Anadolu da bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması bakımından önemi büyüktür. Bir dekar şeker pancarının fotosentez yoluyla havaya verdiği oksijen, 6 kişinin bir yılda tükettiği oksijene eşdeğer olup, aynı orman alanından 3 kat fazla oksijen üretir. Bu nedenle iyi bir çevre dostu, çiftçi için sıcak paranın tek kaynağı olarak, tarımının yapılması zorunluluk arz eden önemli bir endüstri bitkisidir.

        Dünyada tatlandırıcı talebi üç temel kaynaktan sağlanmaktadır. Başta şeker kamışı ve şeker pancarı olmak üzere; mısır, buğday gibi muhtevasında nişasta barındıran gıda maddelerinden elde edilir. Ülkemiz sahip olduğu coğrafi özellikler nedeniyle şeker kamışı üretimine uygun değildir. Ancak şeker pancarının birim alandan diğer ürünlere oranla 4 kat daha fazla verim alınan bir ürün olması ve Türkiye’de gerek kırsal kesimde gerekse büyük şehirlerde bir çok insana istihdam alanı sağlaması nedeniyle oldukça stratejik bir öneme sahiptir. Şeker pancarı üretimi, ülkemizde yoğun tarım tekniklerinin uygulanması ve tarımla sanayinin entegrasyonu açısından da son derece önemlidir.

     Türkiye, Rusya ve ABD’den sonra dünyada en büyük pancar ekim alanına sahip 3.ülke konumundadır. Türkiye’nin pancar ekim alanında 2004 sonrasında gözlenen dalgalanmanın nedeni, AB uyum yasaları neticesinde uygulanan yanlış politikalardır. Şeker pancarı bitkisel üretim alanlarımızın %2’sini, üretimin %21’ini, pazarlanan değerin ise %9’unu oluşturmaktadır. Bu rakamlar ülke ekonomisinde pancar ekiminin önemini açıkça ortaya koymaktadır.

     Bölgemizde vejetasyon periyodunun kısa olması, şeker pancarı hasadının erken yada geç yapılması verimde düşüşlere sebep olabilmektedir. Şeker pancarında hasat tarihinin belirlenmesinde fizyolojik olgunluk, fabrika kapasitesi, iklim şartları göz önünde bulundurulmakla birlikte, özellikle bölgemizde çiftçilerin diğer tarımsal faaliyetlerini tamamladıktan sonra pancar hasadını yaptıkları da bilinen bir gerçektir. Bu durum ekonomik kayıplara sebep olmakla birlikte çiftçinin çetin sonbahar şartlarında arazide çalışmasına neden olmaktadır.

   Yürütülmekte olan çalışmayla değişik hasat tarihlerinin genotiplerin ekonomik parametreleri üzerine etkileribelirlenecektir. Çalışılan genotiplerden kök-gövde ve şeker verimi yüksek olanlar tespit edilerek, gelecekte yapılacak olan çalışmalara veri tabanı oluşturulacaktır.


Tescil Ettirilen Çeşitler


      Enstitümüz bünyesinde yürütülmekte olan “Doğu Anadolu Patates Islah Projesi “ kapsamında introdüksiyon materyali kullanılarak; Pasinler-92 , Caspar ve Kondor  patates çeşitleri 1992 yılında  tescil ettirilmiştir.




''