Toprak ve Bitki Besleme


​Birim Hakkında


      Günümüzde hızlı sanayileşme ve nüfus artışı birçok problemi de beraberinde meydana getirmiştir. İnsanlık bir yandan sanayileşmenin getirdiği refah ve kolaylıktan yararlanırken diğer yandan da doğal ve ekolojik dengelerin alt üst edilmesiyle ortaya çıkan çevrenin tahrip olması ve kirlenmesi gibi onarılamayacak bir bedel ödemekle karşı karşıya bırakılmıştır.

       İnsanoğlunun yer yüzünde yaşamaya ve kendisine ait yapay çevre oluşturmaya başlamasından bu yana insan ve doğa arasındaki denge, insan aleyhine devamlı olarak bozulmuştur. Özellikle son yıllarda ekol​ojik dengeyi süratle bozarak çevre sorunları yaratan insan, bu sorunların kendisine dönmesi ve sağlığını olumsuz yönde etkilemesi üzerine çevre bilincine varabilmiş ve bu kavramı kabul etmiştir .Toprak kaynakları ülkemiz insanlarının mevcut gereksinmelerini karşılayacak yeterli potansiyele sahip  olmalarına karşın, arazi kullanım izlencelerinin yetersizliği, tasarımsız ve izlencesiz sanayileşme, sağlıksız ve hızlı kentleşme , nüfus artışı, kentsel ve teknolojik kökenli kimyasal atıkların deşarjı yanında aşırı tarımsal ilaçlama ve yapay gübrelerden kaynaklanan toprak kirliliği, yangınlar, düzensiz turizm yatırımları vb. tarımsal arazi kullanımını giderek sınırlandırmakta ve sonuçta tarımsal üretim  potansiyeli yanında toprağın diğer doğal işlevlerini düşürmekte ve çevrede şekilsel ve yapısal bozulmalar olmaktadır.

       Türkiye topraklarının büyük bir bölümünde toprakların tamponlama güçlerini etkileyen pH, kireç, ve kil gibi kimyasal ve fiziksel özellikler açısından birçok ülke topraklarına göre oldukça iyi olduğu söylenebilir. Ancak ülkemiz topraklarına yönelik toprak kirliliğinin önemi, boyutları, çevre ve insan sağlığı üzerine etkileri konularında kapsamlı çalışmalar bulunmamaktadır. Bütün bu sebeplerden dolayı toprak kirliliği üzerine yapılacak çalışmalar son derece önem taşımaktadır. Bu amaçla enstitümüzde çalışma bölgemiz içinde yeralan ve bölgemizde yoğun tarım yapılan Erzincan Ovasının bitki besin maddesi kapsamları ve potansiyel toksik element kapsamları belirlenerek coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla haritalanmıştır.

     Tarım toprakları dışardan bir şey ilave edilmeden, devamlı kültür altında bulundurulmaları veya kültür hayvanlarınca otlatılmaları sonunda besin elementi kaybına uğramaktadırlar. Kaybolan besin elementlerinden bazıları toprak ana materyaline ve diğer çevresel koşullara bağlı olarak yenilenmek suretiyle bitkilerin yararlanacağı forma dönüşebilmektedir. Ancak bunun sürekli aynı oranda devam  edeceğini düşünmek hatalı olur. Bunlardan bir kısmının veya duruma göre tamamının iyi ve kaliteli ürün elde etmek için dışardan ilave edilmesi zorunludur.

    Bugün bütün Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de en önemli sorunlardan birisi, en değerli varlığımız olan kültür topraklarımızın verim güçlerini artırmak ve bunu devam ettirmektir. Bu da ancak diğer kültürel tedbirler yanında gübre kullanımı ile mümkündür. Topraklarımızın verim güçünü artırmak için gübre kullanımının yaygınlaştırılması ve  gübrelerden en yüksek şekilde gelir elde edilebilmek için bilinçli ve bilgili bir şekilde gübreleme yapılması gerekmektedir. Bu da ancak kültür topraklarımızın analiz edilerek,  bitki besin maddeleri durumunu ve gübre isteklerini belirleyerek ayrıca gübre-ürün ilişkileri alanında yapılan çalışmaları da dikkate alarak gübreleme yapılması ile mümkün olacaktır.

     Ülkemiz farklı iklim özellikleri ve coğrafik yapıya bağlı olarak, birbirinden çok farklı karakterde topraklar oluşmuş, bu farklı topraklar üzerinde yine çok farklı bitki türlerinin tarımı yapılmaktadır. Zira bitki yetiştirmede esas amaç, yetiştirilen bitkiden yüksek miktar ve kalitede ürün alarak karlı bir üretim yapabilmektir. Böyle bir üretim de ancak farklı ekolojik bölgelere göre değişen bitki ihtiyaçlarının tam ve eksiksiz olarak karşılanması ile mümkündür. Bu ihtiyacın tam olarak karşılanması ise yine farklı ekolojik bölgelerde, farklı bitkilerin yetiştirilmesi ile ilgili araştırmalar yapmakla gerçekleştirilebilir.

     Ülkemizde toprak kaynaklarının gittikçe bozulmakta olması, toprak kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini sağlayacak önlemlerin araştırılması ve ülke koşullarına göre uygun teknik ve ekonomik yöntemler geliştirilmesi gerekliliği apaçık ortadadır. Çeşitli nedenlerle gittikçe kayba uğrayan tarım alanlarında birim alandan alınacak verimin artırılması amacına yönelik olarak, değişik tarım teknikleri ve yeni ürün çeşitlerinin gelişimi ile gübre ihtiyaçlarının belirlenmesi çalışmalarına devam edilmelidir. Hammadde bakımından önemli düzeyde dışa bağımlı olan gübre sektöründe, hem dışa bağımlılığın azaltılması hem de ulusal kaynakların değerlendirilmesi için çeşitli organik ve inorganik materyallerin kullanılma olanakları araştırılmalıdır.        

  ​Kimyasal gübrelere alternatif olabilecek mikrobiyal gübrelerin üretiminde kullanılan ve kullanılabilecek mikroorganizmaların gen bankalarının oluşturulması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Doğal sistemi bozmayan, gerek sürdürülebilir ve gerekse organik tarım uygulamalarında rhizobium ,rhizobakter, mikoriza v.b gibi mikroorganizmalardan güvenle kullanılabilecek gübrelerin üretilebilmesi çok önemlidir. Enstitümüzde bitki gelişimini teşvik edici bakterilerin  meralarda verim ve bazı mera özelikleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla proje yürütülmektedir.

     Bilinçsiz gübre kullanımı tarım topraklarının ve yeraltı sularının kirlenmesine giden bir sürecin başlamasına neden olmaktadır. Son günlerde yoğun bir şekilde gündeme gelen evsel ve endüstriyel atıkların tarım topraklarında kontrolsüz şekilde kullanılması ciddi kirlenme riski taşımaktadır. Analize dayalı gübreleme ile gereken besin elementi gerektiği kadar ve gerektiği zamanda topraklara verilerek hem ülke topraklarının kirlenmesi önlenmiş olur hemde dışa bağımlı bir girdi olan gübreye gerektiğinden fazla harcanmamış olunur.

    Enstitümüzde   Bölgemizde yaygın şekilde üretilen ürünlerin gübre ihtiyaçları yapılan araştırmalarla belirlenmiş olup, çiftçilerimize toprak analizleriyle gübre ihtiyaçlarını belirlediğimiz laboratuvar alt yapımızda mevcuttur.


Birim Personeli


​​        

Meryem BAYRAKTUTAN      Birim Başkanı         Tel : 0(442) 327 14 40 - 41/2142             meryem.bayraktutan@tarim.gov.tr

Dr. Alper POLAT                  ​​ Zir. Yük. Müh   ​       Tel: 0(442) 327 14 40 -41/2140         alper.polat@tarim.gov.tr   

Sümeyra KIR                        Kimyager                 Tel : 0(442) 327 14 40 -41/2141             sumeyra.kir@tarim.gov.tr

İbrahim ERSÖZ ​                   Laborant                  Tel : 0(442) 327 14 40 -41/​ 2139             ibrahim.ersoz@tarim.gov.tr ​




 

Birim Resimleri








Sonuçlanan Projeler


Proje Adı                               : ERZURUM VE AĞRI YÖRELERİNDE PATATESİN AZOTLU VE FOSFORLU  GÜBRE  İSTEĞİ

ESER ADI                              : ERZURUM VE AĞRI YÖRELERİNDE PATATESİN  AZOTLU VE  FOSFORLU  GÜBRE İSTEĞİ

YAZARI                                 : F.AVŞAR​

YAYIN YERİ                           : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO                 : 2

SERİ NO                                : 1

YAYIN TARİHİ                       : 1982

ANAHTAR SÖZCÜKLER       :  PATATES, PASİNLER, AĞRI, AZOT, FOSFOR

 

       Araştırma, Pasinler ve Ağrı Ovaları'nın da yetiştirilen patatesin azotlu ve fosforlu gübre isteklerini belirlemek amacıyla 1977-1979 yılları arasında Sarı kız çeşidi ile yürütülmüştür. Araştırma sonuclarına göre Pasinler'de azotlu gübre ile patates yumru verimi arasındaki ilişki Y=1320.71+208.78X-6.43X2, fosforlu gübre ile patates yumru verimi arasındaki ilişki ise Y=1499.75+203.95X-9.5X2 deklemleri ile ifade edilmiştir. Ağrı'da ise azotlu gübre ile patates yumru verimi arasındaki ilişki Y=1322.20+151.59X-4.69X2, fosforlu gübre ile patates yumru verimi arasındaki ilişki ise Y=1697.67+152.28X-6.55X2 deklemleri ile ifade edilmiştir. Dolayısıyla hem Ağrı hemde Pasinler'de 16 Kg/da N ve 11 Kg/da P2O5 uygulanması sonucu en yüksek patates verimi alındığı saptanmış ve Pasinler'de 3332 kg/da, Ağrı'da ise 2753 kg/da patates yumrusu elde edilmiştir.


Proje Adı                            : IĞDIR OVASINDA YETİŞTİRİLECEK PAMUK ÇEŞİTLERİ İLE  PAMUĞUN AZOTLU FOSFORLU GÜBRE  İSTEĞİ

ESER ADI                             : IĞDIR  OVASINDA YETİŞTİRİLECEK PAMUK ÇEŞİTLERİ İLE ​PAMUĞUN AZOTLU FOSFORLU GÜBRE  İSTEĞİ

YAZARI                               : F.AVŞAR

YAYIN YERİ                         : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO              : 3

SERİ NO                              : 2

YAYIN TARİHİ                     : 1982

ANAHTAR SÖZCÜKLER      : PAMUK, IĞDIR, AZOT, FOSFOR

 

     Araştırma, Iğdır Ovası'nda yetiştirilecek en uygun pamuk çeşitlerini belirlemek ve pamuğun azotlu ve fosforlu gübre isteği saptamak amacı ile 1977-1979 yılları arasında yürütülmüştür. En yüksek verim (347 kg/da) Carolina.Queen çeşidinden elde edilmiş ve birinci grupta yer almıştır. Bunu ikinci grupta yer alan Coker (291kg/da) ve 100 A 153 F(266 kg/da) çeşitleri izlemiştir. Üçüncü verim grubunda ise DLP 15-21 (200 kg/da) çeşidi yer almıştır. En yüksek verimin sağlandığı Carolina. Queen çeşidi gübre denemelerinde kullanılmıştır. Iğdır'da 6 kg/da P2O5 verildiğinde uygulanan azot miktarları ile pamuk verimi arasında Y=174.24+40.22X-2.03X2 ve 10 kg/da N verildiğinde uygulanan fosfor miktarları ile pamuk verimi arasında Y=239.20+45.88X-3.45X2denklemleri bulunmuştur. Aralık'ta 6 kg/da P2O5 verildiğinde N için Y=167.68+36.01X-1.97X2 ve 10 kg/da N verildiğinde P2O5 için Y=263.57+26.89X-2.09X2 denklemleri bulunmuştur. Iğdır ve Aralık'ta 10 kg/da N ile 6 kg/da P2O5 uygulamasının pamuk verimini önemli ölçüde artırdığı saptanmıştır. Iğdır'da 391.3 kg/da ile Aralık'ta 349.7 kg/da kütlü verimi elde edilmiştir. 

 

PROJE ADI                             : IĞDIR OVASI KOŞULLARINDA YONCANIN FOSFORLU GÜBRE  İSTEĞİ VE UYGULAMA ZAMANI

ESER ADI                              : IĞDIR OVASI KOŞULLARINDA YONCANIN FOSFORLU  GÜBRE  İSTEĞİ VE UYGULAMA ZAMANI

YAZARI                                 :  O.ÖDEN

YAYIN YERİ                           : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO                : 16

SERİ NO                                 : 13

YAYIN TARİHİ                        : 1987

ANAHTAR SÖZCÜKLER        :  IĞDIR, YONCA, FOSFOR, UYGULAMA ZAMANI

  

      Iğdır Ovası koşullarında yoncaya verilmesi gereken fosforlu gübre miktarını ve uygulama zamanının saptamak amacıyla Kayseri ve Peru yonca çeşitleri ile denemeler kurulmuştur. Denemeler 1980-1985 yılları arasında alüvyal büyük toprak grubunda yürütülmüştür. Yonca kuru ot verimleri üzerinden yapılan değerlendirme sonucu fosforlu gübrenin Kayseri çeşidinde 5 yıllık miktarının ekim yılında bir defada verilmesi ile her yıl yıllık miktarlar halinde verilmesi, Peru çeşidinde 4 yıllık miktarın ekim yılında 2 yıllık miktarın 2 yılda bir ve yıllık miktarlar halinde her yıl verilmesi arasında istatistiki anlamda bir farkın olmadığı saptanmıştır. Elde edilen bu sonuçlara göre Iğdır Ovasında tesis edilecek yoncalığa 1986 birim fiyatlarına göre dekara verilmesi gereken fosforlu gübre miktarı Kayseri çeşidi için tamamının ekimle verilmesi halinde 50 kg/da 5 yıl, her yıl verilmesi halinde 12 kg/da/yıl, Peru çeşidi için ise tamamının ekimle verilmesi halinde 64 kg/da/4 yıldır.

 

PROJE ADI                             : PASİNLER VE IĞDIR OVALARINDA AYÇİÇEĞİNİN AZOTLU ve   FOSFORLU GÜBRE İSTEĞİ                                            ​​​

ESER ADI                                : PASİNLER VE IĞDIR OVALARINDA AYÇİÇEĞİNİN  AZOTLU ve FOSFORLU GÜBRE İSTEĞİ

YAZARI                                   : O.ÖDEN

YAYIN YERİ                             : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO                   : 30

SERİ NO                                  : 27

YAYIN TARİHİ                        :1991

ANAHTAR SÖZCÜKLER          :PASİNLER, IĞDIR,       AYÇİÇEĞİ, AZOT, FOSFOR

   

      Araştırma, Erzurum-Pasinler ve Kars, Iğdır yörelerinde sulu koşullarda yetiştirilen ayçiçeğinin azotlu ve fosforlu gübre isteğini belirleme amacıyla Pasinler yöresinde 1986-1988, Iğdır yöresinde 1982-86 yılları arasında yürütülmüştür. Deneme konuları 0, 4, 8, 12 kg/da N ve P2O5'dir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda gübre-ürün arasındaki ilişkileri belirleyen fonksiyonlar Pasinler yöresi için azot da Y=203,338+10,914.X-0,532.X², fosfor da Y=202,995+11,753.X-0,524.X² olarak bulunmuştur. Iğdır yöresi için bu denklemler azot da Y=214,18+28,271.X-1,4465.X², fosforda Y=243,71+20,363.X-1,043.X² olarak tesbit edilmiştir. 1988 yılı gübre ve ürün fiyatlarına göre her iki yöre için topraktaki fosfor seviyesinin 2-3 kg/da P2O5 olması durumunda en ekonomik ayçiceği ürününün alınabilmesi için Erzurum-Pasinler yöresi için 8,5 kg/da N, 10 kg/ da P2O5, Iğdır yöresi için 9 kg/da N, 9kg/da P2O5 kullanılması önerilmiştir.

 

Proje Adı                               : AĞRI İLİ YÖRESİNDE ŞEKERPANCARININ AZOT FOSFOR ve POTASYUM İSTEĞİ

ESER ADI                               :AĞRI İLİ YÖRESİNDE ŞEKERPANCARININ AZOT  FOSFOR ve POTASYUM ​​ İSTEĞİ

YAZARI                                 : Ş.ÖZDEN, S.ALTINTAŞ

YAYIN YERİ                           : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO                : 42

SERİ NO                                : 38

YAYIN TARİHİ                       : 1995

ANAHTAR SÖZCÜKLER         :AĞRI, ŞEKERPANCARI, AZOT, FOSFOR, POTASYUM, GÜBRE

     Araştırma, Ağrı'da 1990-1992 yıllarında 3 yıl süreyle şekerpancarının azotlu, fosforlu ve potasyumlu gübrelerin etkilerini incelelemek amacıyla yapılmıştır. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş, azot denemelerinde 0-7.5-15-22.5 kg/da N fosforlu gübre denemelerinde 0-5-10-15 kg/da P2O5 ve potasyumlu gübre denemelerinde 0-10-20-30 kg/da K2O gübre konuları incelenmiştir. Topraktaki 5-6 kg/da P2O5 varlığında 11 kg/da P2O5 uygulamasında 5452.9 kg/da, 17 kg/da N uygulamasıylada 5621.9 kg/da ekonomik verim alınabileceği gözlenmiştir. Fakat potasyum için bu etki gözlenememiştir.

 

PROJE ADI                              : IĞDIR OVASI KOŞULLARINDA VERİMİ YÜKSEK EKMEKLİK  BUĞDAY ÇEŞİTLERİNİN TESBİTİ

ESER ADI                                 : IĞDIR OVASI KOŞULLARINDA VERİMİ YÜKSEK  EKMEKLİK BUĞDAY ÇEŞİTLERİNİN TESBİTİ

YAZARI                                   : Ş.ÖZDEN, S.ALTINTAŞ

YAYIN YERİ                             : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO                  : 43

SERİ NO                                 : 39

YAYIN TARİHİ                        : 1995

ANAHTAR SÖZCÜKLER          : BUĞDAY, IĞDIR, GÜBRELEME

 

     Bu araştırma Iğdır Ovası sulu koşullarında verimi yüksek ekmeklik buğday çeşitlerini tesbit etmek amacıyla 1990-1992 yılları arasında yapılmıştır. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Deneme konuları ise: Gerek 79, Kırkpınar 79, Cumhuriyet 75, İzmir 85, Ata 81, Atay 85, Gönen, Penjoma 62, Bezostayı 1 ve Kırık (Mahalli) buğday çeşitleridir. Yapılan istatistiki değerlendirmeler sonucunda Atay 85, Kırkpınar 79 ve Bezostaya 1 çeşitleri Iğdır Ovası sulu koşullarında yetiştirilebilecek buğday çeşitleri olarak önerilmektedir.

 

Proje Adı                         : PASİNLER OVASI KOŞULLARINDA YONCANIN FOSFORLU GÜBRE  İSTEĞİ ve UYGULAMA ZAMANI

ESER ADI                        : PASİNLER OVASI KOŞULLARINDA YONCANIN  FOSFORLU GÜBRE İSTEĞİ   ve   UYGULAMA ZAMANI

YAZARI                            : O.ÖDEN

YAYIN YERİ                      : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO           : 47

SERİ NO                           : 43

YAYIN TARİHİ                  : 1995

ANAHTAR SÖZCÜKLER     : YONCA, FOSFOR,  GÜBRELEME, GÜBRE, UYGULAMA   ZAMANI                                 

        Erzurum-Pasinler Ovası'nda yoncaya verilmesi gerekli fosforlu gübre miktarını ve uygulama zamanını belirlemek amacıyla 1987 yılında başlanılan bu çalışma 4 yıl süreyle devam etmiştir. Kayseri çeşidi ile yürütülen bu araştırmada fosforlu gübrenin 0-20-40-60-80 kg/da P2O5 seviyeleri ana parsel konuları olarak incelenmiş, alt parsel konuları olarak, gübrenin tamamının ilk yılda ekimle birlikte, gübrenin 1/2'sinin iki yılda bir, gübrenin 1/4'ünün her yıl verilmesi konuları incelenmiştir. Fosforlu gübre verim artışında etkili olmuş, uygulama zamanları ise farklılık yapmamıştır. Elde edilen sonuçlara göre Pasinler Ovasında tesis edilecek yoncalığa 1990 yılı gübre ve ürün fiatlarına göre toprakta 1,5 kg/da P2O5 varlığında dekara verilmesi gereken fosforlu gübre miktarı Kayseri çeşidi için gübrenin tamamının ekimle verilmesi halinde 29 kg/da/2 yıl, her yıl verilmesi halinde ise 14 kg/da/yıl P2O5  tir.

 

PROJE ADI                            :​ERZURUM PASİNLER OVASI SULU KOŞULLARINDA BUĞDAYIN  AZOTLU  ve  FOSFORLU GÜBRE İSTEĞİ İLE  OLSEN  FOSFOR  ANALİZ METODUNUN KALİBRASYONU

ESER ADI                              : ERZURUM PASİNLER OVASI SULU KOŞULLARINDA  BUĞDAYIN  AZOTLU ve FOSFORLU GÜBRE İSTEĞİ İLE OLSEN FOSFOR ANALİZ  METODUNUN  KALİBRASYONU

YAZARI                                 : O.ÖDEN

YAYIN YERİ                           : K.H.A.E. ERZURUM

GENEL YAYIN NO                : 59

SERİ NO                                : 51

YAYIN TARİHİ                       : 1994

ANAHTAR SÖZCÜKLER        :  BUĞDAY, FOSFOR UYGULAMASI, TOPRAKTA MEVCUT FOSFOR MİKTARI, DANE VERİMİ                

   

   Araştırma Erzurum-Pasinler Ovasında sulu koşullarda yetiştirilebilecek buğdayın azotlu ve fosforlu ticaret gübrekleri isteğini belirlemek ve toprak analizlerine dayanan fosforlu gübre önerileri yapabilmek için olsen fosfor analiz metodunun kalibrasyonu amacıyla yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda topraktaki organik madde kapsamının % 0,2-2 sınırları arasında olması halinde dane verimi ile ürün arasındaki ilişki Y=276.76+50.265 X-0.614 X2 quadratik denklemi ile, olsen fosfor değerleride log (100- y)= log 100-0.178 b1 Mitscherlich denklemleri ile ifade edilmiştir.

 

PROJE ADI                   :  ERZİNCAN OVASINDA SULANAN ARAZİLERİNİN BİTKİ BESİN MADDESİ ve POTANSİYEL TOKSIK ELEMENT KAPSAMLARININ BELIRLENMESI 

ESER ADI                      :  ERZİNCAN OVASINDA  SULANAN  ARAZİLERİNİN BİTKİ BESİN MADDESİ ve  POTANSİYEL TOKSIK  ELEMENT KAPSAMLARININ BELIRLENMESİ

YAZARI                         : N.Z.YILDIRIM, M.BAYRAKTUTAN, M.A.ÇAKAL

YAYIN YERİ                   : TAGEM –BB-TOPRAKSU-2010/103   ERZURUM

GENEL YAYIN NO          : 103

YAYIN TARİHİ               : 2010

ANAHTAR SÖZCÜKLER  : POTANSİYEL TOKSİK ELEMENT, TOPRAK VERİMLİĞİ, SU KİRLİLİĞİ, CBS, ERZİNCAN OVASI, KARASU  

      

     Erzincan ovası topraklarında; tarımsal faaliyetler ve diğer etmenlerle kirlenme tehlikesi altında bulunan tarım alanlarının , potansiyel toksik element kapsamlarını ve ovanın tarımsal üretim potansiyeli açısından verimlilik durumunu belirlemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Ayrıca, ova topraklarının sulanmasında kullanılan Karasu nehrinin su kalitesini belirlenerek, tarımsal açıdan kirlilik oluşturup oluşturmadığı ortaya konmuştur. Bu amaçla 2004-2006 yılarında Erzincan ovası topraklarından ve Karasu nehrinden üç yıl örnekleme yapılmıştır.

    Su örneklemesinde Karasu nehrinden 12 adet örnekleme noktasından numune alınmıştır. Örnekleme,Mayıs ayından başlayarak Eylül ayına kadar her ayın ilk haftasında yapılmıştır. Su analiz sonuçları Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğine göre değerlendirilmiştir.

 Karasudan alınan bütün örnekleme noktaları değerlendirildiğinde, KOİ , bor, pH, sıcaklık, elektriksel iletkenlik analiz sonuçlarına göre nehir  I. ve II. Sınıf su sınıfına girmiştir.Fe, Cu, Mn, Zn, Cr, Ni miktarları eser değerde olup, su kirliliği kontrol yönetmeliğine göre herhangi bir kirliliğe rastlanmamıştır. Sonuç olarak, suyun kimyasal yapısından kaynaklanan bir kirlilik oluşturmadığı, ancak özellikle bahar aylarında sediment yüklü aktığı tespit edilmiştir.

   Erzincan Ovası GPS ile koordinatlandırılmıştır. Toprak örneklemesinin yapılacağı alan, 2 km'lik gridlere bölünmüştür. Bu alandan 0-20 cm derinlikten 318 tane örnek alınmıştır.

   Ova toprakları, potasyum bakımından yeterli, tamamı kireçli, organik maddece fakir ve fosfor bakımından yetersiz, hafif alkali karekterdedir. Bu alanın büyük bir bölümü tuzsuz olup, alanda bor  problemi yoktur. Mikro element kapsamları, Fe ve Cu bakımından yeterli, Zn ve Mn bakımından ise yetersizdir. Ova toprakları çoğunlukla kili- tın, kumlu-tın ve kil bünyelidir.  Potansiyel toksik element sonuçlarına göre ova topraklarının tamamında Pb ve Cd miktarları Toprak Kirliliği Kontrol Yönetmeliği sınır değerinin üzerinde değer bulunmamıştır. Cr analizi sonuçları ova topraklarının% 89'un da  sınır değerin üzerinde bulunmuştur. Ni ise ovanın tamamında Toprak Kirliliği Kontrol Yönetmeliği sınır değerinin üzerindedir. CBS teknikleri kullanılarak ovanın haritaları üretilmiştir.


PROJE ADI:  Organik Silajlık Mısır Bitkisi (Zea mays L.T.C 513)' nin Metabolik Özellikleri ve Büyüme Parametreleri Üzerine Organik Gübre Olarak Mikroskobik yosun (Chlorella vulgaris) 'un Etkisi 


   Suha Kürşat ÖNALAN (Uzman Biyolog)     Prof. Dr. Şevket GÖKPINAR    Prof. Dr. Metin TURAN          

Bu çalışmada; (a) Organik hayvan yetiştiriciliğinin yapıldığı işletmeden sığır gübresi getirilerekChlorella vulgaris alg türünün üretiminde kullanımının sürdürülebilirliğini sağlamak, (b) Chlorella vulgaris alg türünün karekteristik özellikleri farklı arazi toprağının bazı fiziki ve kimyasal özellikleri üzerine etkisini araştırmak, (c) Organik sıvı gübre olarak toprağa inoküle edilecek Chlorella vulgaris alg türünün toprak mikroflorası üzerine (Bakteri) etkisini belirlemek, (d) Organik sıvı gübre olarak toprağa inoküle edilecek Chlorella vulgaris alg türünün toprak alg florası üzerine etkisini belirlemek,

(e) Chlorella vulgaris mikroskobik yosun içeren kültür ortamında büyütülmüş silajlık mısır bitkisinin tohumlarının, sulama suyu şeklinde alg inokülasyonu sonucu silajlık mısır bitkisinin sürgün ve kök kısımları tarafından alınan makro ve mikrobesinlerin miktarını belirlemek,

 (f) Hayvan beslenmesinde gerek yeşil olarak, gerekse silaj olarak yem zincirinde en önemli kaba sulu yemlerden birisi olan silajlık mısır bitkisinin büyüme parametreleri üzerine etkisini belirlemek, (g) Chlorella vulgaris mikroskobik yosun içeren kültür ortamında büyütülmüş  silajlık mısır bitkisinin Protein, Yağ , Karbonhidrat ve Amino asid kompozisyonunu belirlemek (h)Organik sıvı gübre olarak kullanılacakChlorella vulgaris alg türünün silajlık mısır bitkisinin büyüme parametreleri üzerine hormonal etkisini (oksinler, giberellinler, sitokininler, etilen ve absisik asit) araştırmak (i)Chlorella vulgaris alg türünün organik sıvı gübre olarak üretim maliyeti ve verime etkisi kimyasal gübre baz alınarak karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır.

​Devam Eden Projeler 



PROJE ADI    :  Kimyasal Gübre Kullanımını Azaltacak Bitki Gelişimini Teşvik Edici Bakteri Uygulamalarının Meralarda Verim ve Bazı Mera Özellikleri Üzerine Etkileri

    Nalan Zeynep Yıldırım   Tamer Coşkun   Prof.Dr. Ramazan Çakmakçı   Prof.Dr.  Binali Çomaklı       Yrd.Doç.Dr. MahmuT Daşçı

     Araştırma yapılan mera, Erzurum ili Aziziye ilçesine bağlı Ağveren köyünün batısında bulunmaktadır. Faktöriyel düzenlemeye göre tam şansa bağlı deneme deseninde üç tekerrürlü olarak toplam 66 parselde deneme yürütülmektedir. Karbon kaynaklarını kullanma bakımından rekabetçi özellikleri iyi ayrıca azot fikseedici ve fosfat çözücü ırklardan seçilen beş bakteri ırkı uygulaması (Pseudomonas sp. T26, Pantoea sp. 16B, Paenibacillus sp.12E, Bacillus sp. 30D, Bacillus sp. 3D); ticari organik gübre; dört kontrol; (1) gübresiz ve bakterisiz, (2) mineral gübrenin optimum dozu (10 kg/da N ve 5kg/da P2O5), (3) mineral gübreden sadece N optimum dozu (10 kg/da N), (4) mineral gübreden sadece P optimum dozu (5kg/da P2O5) ve optimum NP ve N uygulamalarının yarısına ilave olarak bakteri uygulaması ve organik gübre olmak üzere toplam 22 konu parsellere tesadüfî olarak dağıtılmıştır.


      Yapılan uygulamaların toprak özellikleri yanında merada kuru ot verimi, botanik kompozisyon, toprağı kaplama oranı, kalite derecesi, durum ve sağlık sınıfı, otlatma kapasitesi gibi özellikler üzerine olan etkileri belirlenmektedir. Bu projenin odak noktası, PGPR inokulasyonu ile mera bitkilerinin gelişme ve veriminin teşvik edilmesi, kimyasal gübre gereksiniminin azaltılması piyasa için kabul edilebilir sürdürülebilir üretim, otlama kapasitesi ve kalite düzeyinin sağlanmasıdır. PGPR yetiştiricilere yüksek verimli ve kaliteli organik bitkisel yem üretme olanağı sağlarken, yerel ve global çevre korunmasına katkıda bulunmakta, yenilenemez kaynaklara bağımlılığı azaltmaktadır. PGPR inokulasyonu ürünün verim ve kalitesini artırma yanında organik sektörün rekabet kapasitesinin güçlenmesine yardım edecektir.


Anahtar Kelimeler:  Bitki gelişimini teşvik eden bakteriler,  mera,  verim,  gübreleme, toprak özellikleri

PROJE ADI :  Erzurum, Erzincan ve Bayburt İlleri Tarım Topraklarının Bitki Besin Maddesi ve Potansiyel Toksik Element Kapsamlarının Belirlenmesi, Veri Tabanının Oluşturulması ve Haritalanması 






​​
''