T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

"Erozyonla Mücadele - Karapınar" İsimli Fotoğraf Sergisi Düzenledik...

Yayın Tarihi : 13.11.2015

​Erozyonla Mücadele Haftası münasebetiyle Müdürlüğümüzde “Erezyonla Mücadele - Karapınar” isimli fotoğraf sergisi düzenledik.

Enstitümüzde 13.11.2015 tarihinde Saat 14.00’da Kurumumuzun tanıtım videosunun izletişi ile başlayan etkinliğimiz, Müdür Vekilimiz Nihad KÖROĞLU Bey’in açılış konuşmasıyla devam etmiştir.

Açılış konuşmasında şunlara değinilmiştir: “Dünyada her yıl 24 milyar ton toprak erozyonla kaybedilmektedir. Erozyon sorunu 110 ülkede görülmektedir. Bildiğiniz üzere rüzgar erozyonu tehdidi altında olan ülke topraklarımızın % 70 i Karapınar başta olmak üzere Konya Bölgesinde yer almaktadır. Bu bölgede 60.000 ha alanda şiddetli ve çok şiddetli olmak üzere toplam 322.474 ha alanda erozyon görülmektedir. Eski bir göl yatağı olan Karapınar bölgesinde gölün kuruyarak kumulların yüzeye çıkması erozyonun doğal bir nedenidir. Bölgede sıcak ve kurak iklim koşullarının hüküm sürmesi ve yağışların son derece az olmasına bağlı olarak vegetasyon örtüsünün zayıf karakterli olması da esen kuvvetli rüzgarlarla beraber kumul hareketlerine neden olmaktadır.

Karapınar bölgesi her ne kadar iklim ve topografya yönünden erozyona müsait olsa da tarihsel sürece baktığımız zaman erozyonu tetikleyen esas unsurun insan olduğunu görmekteyiz. 1950’li yıllarda bölgedeki yoğun hayvancılık ve aşırı otlatma sonucu bitki örtüsü zayıflamıştır. Ardından geven ve sığır kuyruğu gibi toprak tutucu özelliği olan bitkiler ise sökülerek yakacak olarak kullanılmıştır. Artık bitki örtüsünden tamamen yoksun geniş ve çıplak topraklar kuvvetli esen rüzgarlarla uçuşmakta ve kum fırtınaları görülmektedir.  O dönemde görülen kum fırtınaları hayatın her alanını olumsuz etkilemiştir. 1960’lı yıllarda fırtınalara bağlı olarak çeşitli sağlık sorunları baş göstermiş, ulaşım aksamış hatta kum birikmesinden dolayı insanlar evlerine giremez olmuşlardır. O yıllarda Karapınar’ın taşınması dahi gündeme gelmiştir. Ancak daha sonra 16 000 ha büyüklüğünde bir alan koruma altına alınarak kurumumuz görevlendirilmiştir.

Kurumumuz personeli yoğun bir emek sarf ederek erozyonu durdurmuşlardır.  Bu amaçla öncelikle kamış perdeler tesis edilmiş ve rüzgar yönüne dik olarak yerleştirilmiştir. Ardından perdelerin arkası ağaçlandırılmıştır. Eskiden erozyon sahası olan bölgede günümüzde 40 000 da’lık orman yer almaktadır. Takdir edeceğiniz üzere oldukça zor olan bu erozyon mücadelesinin çeşitli aşamaları az sonra gezeceğimiz resim sergisinde de yer almaktadır.”

Erozyonla mücadele eden tüm personelimizi şükranla anan Köroğlu, vefat eden emektar personelimize de Allah’tan rahmet, sağ olanlarına esenlikler dileyerek sözlerine şöyle devam etmiştir: “Burada bir hususu özellikle belirtmek istiyorum. Rüzgar erozyonu büyük ölçüde durdurulmuş ve çok büyük bir başarı söz konusu olsa da her zaman için Karapınar hassas bir bölgedir.  Bu sebeple yapılabilecek küçük hatalar telafisi zor büyük zararlara neden olabilmektedir. Tarım alanlarının % 59’unda aktif erozyon olduğu göz önüne alınarak öncelikle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği konusuna dikkat edilmesi gerekmektedir. Kurum olarak biz de bu konuya ağırlık veren çalışmalar yürütmekteyiz. Bu kapsamda koruyucu kuşak ve atriplex gibi bizzat erozyonu engellemeye yönelik projelerin yanında fertigasyon projeleriyle en doğru gübrelemenin yapılarak gereksiz gübre kullanılmaması, kısıtlı su uygulamaları ve su hasadı gibi projelerle su tasarrufunun sağlanmasını amaçlıyoruz.

Sempozyum, seminer ve tarla günleri gibi çeşitli etkinliklerle tüm paydaşları bir araya getirmeğe çalışıyoruz. Ayrıca muhtelif resim sergileri, fuarlar ile öğrencilere yönelik yarışmalar düzenleyerek toplumun her kesiminde farkındalık oluşturmaya gayret ediyoruz. Unutmayalım ki, erozyonla mücadele devam etmektedir ve her bireyin mesleği, yaşı, cinsiyeti ne olursa olsun yapabileceği katkısı mutlaka vardır. Ancak bu konuda farkındalık oluşturulması gerekmektedir ve burada en büyük katkı basın mensupları ve sivil toplum kuruluşlarına düşmektedir…”

Daha sonra Nihad KÖROĞLU’nun anlatımı eşliğinde fotoğraf sergimiz dolaşılmıştır. Etkinliğimiz yapılan ikramın ardından son bulmuştur..​​