24.5.2016 / Gösterim Sayısı : 662

Enstitümüzde 23.05.2016 tarihinde Böğürtlen tipi Meyvelerde Fitokimyasal Fenolik Antioksidanlar ve Antikanser Özellikleri Semineri Verildi.

#bogutlenseminer

Böğürtlen Tipi Meyvelerde Fenolik Antioksidanlar ve Antikanser Özellikleri Ortaya Konuldu

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nde Enstitü MüdürüDr.Yılmaz BOZ'un daveti üzerine Bakanlık görevlendirmesi ile 'Böğürtlen Tipi Meyvelerde Fenolik Antioksidanlar ve Antikanser Özellikleri' konulu semineri verenDoç.Dr. Özlem TOKUŞOĞLU, üzümsü meyveler içeriğinde araştırmaları ve kitaplarında yer alan böğürtlen,maviyemiş, kırmızı ahududu, siyah ahududu, çilek, mürver, aronya, turna yemişi (dağ kızılcığı)çay üzümü (Amerikan hukleyaban mersini),bektaşi üzümü, frenk üzümü, defne meyvesi, karadutun kapsamlı fenolik antioksidan profillerini, biyoaktif etken maddelerini, antikanser etkilerini, belirli kanser tipleri üzerine olan olası olumlu etkilerini ve yenilikçi ürün proses teknolojilerinden biri olan Yüksek Basınç Teknolojisi (HHP) ile meyve muhafazası yöntemleri ve parametrelerini, böğürtlen tipi üzümsü meyvelerle inovatif sağlık ürünleri geliştirilmesi konularını anlattı.

 

ANTİOKSIDAN VE ANTİKANSER ÖZELLİKLİARONYA MEYVESI MERCEK ALTINA ALINDI

 

23 Mayıs 2016'da verilen seminer sonrası, Aronya ve Mürver Meyve Türlerinin Farklı Ekolojilerde Yetiştiriciliği, Agromorfolojik Özellikleri ve Meyve Karakteristik Bileşenlerinin İncelenmesi ile Biyoyararlılık, Antioksidan Fenolik Profil ve Olası Antikanserojen Etkilerinin Belirlenmesi konulu Bakanlıkprojesinin ana üyeleri olarak çalışma görüşmelerinin de yapıldığı toplantıda Enstitü Müdürü DrYılmaz BOZ ve DoçDr Özlem TOKUŞOĞLU tarafından Aronya'nın önemine ve Türkiye'de ilk olacağına değinildi.

 

Biyoaktif bileşenler olan fitokimyasalfenolik maddelerin, yaşlanma sürecini yavaşlattığı,olası kanserleri ve kanser oluşturucu risk faktörlerini inhibe edebildiği, kalp hastalığı, kardiyovasküler sorunlar--inme, yüksek tansiyon rahatsızlıklarını önlemeye yardımcı olabildiği,katarakt, osteoporoz, ve idrar yolu enfeksiyonları olmak üzere birçok hastalıkların riskini azaltabildiğinin rapor edilmiş olduğunu belirten TOKUSOGLU, AronyaRosaceae familyasında yer alan ve ABD de chokeberry olarak ifade edilen aronyanın Kuzey Amerika'nın güneyine ait bir meyve olduğu belirtilmiştir. Enstitüde 3 yıl önce Doku Kültürü Projesi ile Ziraat Mühendisi Ayşe FİDANCI tarafından çalışmaları başlatılmıştır. 2016 yılında Ziraat Yüksek Mühendisi Sevgi POYRAZ ENGIN'in proje liderliğinde TAGEM'e sunulan  bir proje ile; aronyanın yetiştiricilik, fitokimyasal içeriği ve antikanser özellikleri araştırılacaktır.

Aronya meyvesinin antosiyanin ve prosiyanidinlerpolifenollerce zengin olduğunu belirten TOKUSOGLU, tüm üzümsü meyveler içerisinde en yüksek antioksidan aktivite değerine sahip olanAronya,  insan kolon kanseri hücreleri üzerinde antiproliferatif ve antikanserojen (kanser önleyici) etkiler göstermektedir dedi. Doç.Dr Özlem Tokusoglu, aronyadakiflavononların, kuersetin türevleri ile birlikte kompleks yapmış olduğunu, meyvede ve meyve umbellerinde, flavanoleriodictyol 7-O-β-glikosid 5 kuersetin,  3-O-(6″-O-β-arabinosyl-β-glikosid), 3-O-(6″-α-rhamnosyl-β-galactoside), 3-O-(6″-α-rhamnosyl-β-glucoside), 3-O-β-galactoside,  3-O-β-glikosid bileşiklerinin, aronyanın koyu rengini saglayan siyanidi-3- O-galaktosid, siyanidin--3- O-glikosid, siyanidin-3- O-arabinosit, siyanidin-3-O-ksilosit' oldukça önemli olduğunu ifade etti.

İnsan kolon kanseri hücrelerinin rutin olarak polifenolce zengin aronya suyuna  maruz bırakılması ile; (4 günlük süreçte 2 sa/gün) programlı kanser hücre ölümünün arttığı ve antiproliferatif etkiyle sonuçlandığının rapor edildiğinive ayrıca aronya etken maddelerinin insan iç damar zarının (endotelyum) fonksiyonunu koruyabileceği, damar tıkanıklığının (atherosklerosisin) önlenmesine katkı sağlayabileceği hususunda araştırmalarıifade eden TOKUSOGLU,  projeleri kapsamında kolon, akciğer, prostat ve mesane kanserleri üzerindeki antiproliferatif etkilerini, apoptosis etkilerini ve Türk aronyalarının kapsamlı fitokimyasal yapı profilini NMR ile inceleyeceklerini belirterek biyoyararlılık çalışmalarıyla da günde ne kadar aronya meyvesi, tozu ve  aronya ürünleri tüketilmesinin bilimsel olarak ortaya konulacağını sözlerine ekledi. Islah çalışmaları için son derece önemli bulgular olacağını belirtti.

 

ARONYALI DONDURMA ILK KEZ ÜRETİLDİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yılmaz BOZ, Yalova'da üç yıldır 'süper meyve' olarak bilinen 'aronya' bitkisi üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüklerini anlattı.Araştırma ve çabalarının olumlu sonuçlandığını, bu önemli ürünü yetiştirmeyi başardıklarını söyleyen ilk meyveyi 2015 Eylülde  aldıklarını dile getiren BOZ "Bu büyük bir başarıdır. Bu meyve, birçok ülkede sağlık meyvesi olarak da biliniyor. Şimdi bu meyveleri toplayarak topluma hangi şekilde sunacağız onun çalışmasını yürütüyoruz. Kapsamlı yetiştiricilik, antioksidan ve biyokimyasal profil ve kanser önleyici özellikler, biyoyararlanımaraştırmasını ekibimiz ve Doç.Dr.ÖzlemTokuşoğlu ile başlattığımız projemiz yanısıra aronyalı katma değerli ürünlerin de üretimini başlattık, bilimsel olarak sağlık açısından faydalı olduğu tespit edilen bu bitkiyi Türkiye'de üreticilerle tanıştırmak ve yaygınlaştırılmasını sağlamak istiyoruz ve öncelikle ARONYALI DONDURMA üretildidedi.​

''