Sonuçlanmış Projeler

1.
Proje Başlığı: Doğu Akdeniz Bölgesi Ekmeklik Buğday Islah Araştırmaları 
Proje Yürütücüsü: Dr. M. Nazım DİNÇER
Yardımcı Araştırmacılar: Dr. Şadiye YAKTUBAY, A.Alpaslan EZİCİ, Dr. Hasan AY, Dr. Murat Reis AKKAYA , Dr. Celile Aylin OLUK , Yeşim ŞAHİN
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2013-2017
Proje No: TAGEM/TBAT/13/A12/P01/17
Proje Özeti: 2013–2017 yılları arasında Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürlüğü arazisinde mevcut çeşitlerden daha verimli, kaliteli ve hastalıklara dayanıklı çeşit geliştirmek amacıyla çalışmalar yürütülmüştür. Çalışmalarda yazlık ve alternatif ekmeklik buğday çeşitleri kullanılmış, hastalık ve tüm tarla gözlemleri alınmış ve seleksiyonlar gerçekleştirilmiştir. Çeşit geliştirmek amacıyla yürütülen bu çalışmada açılan materyalde modifiye bulk yöntemi kullanılmıştır. 2013–20017 yılları arasında yapılan melez sayısı 1407 adettir. Açılan materyal kademesinde toplam 24.200 hat ekilmiştir. 2013 ile 2017 yılları arasında yürütülen bu proje sonucunda 7 adet ekmeklik buğday çeşidi tescil edilip çiftçi hizmetine sunulmuştur. 2013 yılında Seri 2013, Altın Başak ve Gökkan çeşitleri; 2014 yılında Yakamoz çeşidi, 2015 yılında Altınöz çeşidi ve son olarak 2017 yılında Ekinoks ve Candaş çeşitleri tescil edilmiştir. Bu çeşitlerden 5 tanesinin (Seri 2013, Altın Başak, Gökkan,Yakamoz ve Altınöz) tohumluklarının üretim ve satışlarını kapsayacak şekilde özel firmaya devirleri royality karşılığı yapılmıştır.  Ayrıca 2017 yılında 5 adet ekmeklik buğday çeşit adayının tescil denemelerine alınma talebi gerçekleştirilmiştir.


2.
Proje Başlığı: Doğu Akdeniz Bölgesinde Nohut (Cicer arietinum L.) Islah Çalışmaları
Proje Yürütücüsü: Dr. Dürdane MART
Yardımcı Araştırmacılar: Doç. Dr. Derya YÜCEL, Dr. Meltem TÜRKERİ
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2012-2017
Proje No: TAGEM /TBAD/13/A14/P01/004
Proje Özeti: Bu projenin amacı, Çukurova Bölgesinde iri taneli, yüksek verimli, makinelihasada uygun, biyotik ve abiyotik stres faktörlerine dayanıklı yeni nohut çeşitleri geliştirebilmektir. Bu amaç için, daha önce yapılan çalışmalarda öne çıkmış hatlar ile melezleme, seleksiyon ve introdüksiyon yöntemleri kullanılarak ıslah çalışmaları yürütülecektir. Araştırmalar, Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde 5 yıl süre ile (2018-2022) yürütülecektir. Deneme süresince çıkış süresi, çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi, bitki boyu, ilk bakla yüksekliği, bitkideki; dal sayısı, tane verimi, 100 tane ağırlığı, antraknoz, kurağa ve soğuğa dayanıklılık gözlemleri yapılacaktır.


3.
Proje Başlığı: Kuraklık ve Sıcaklık Stresine Dayanıklı Nohut (Cicer arietinum L.) Genotiplerinin Geliştirilmesi
Proje Yürütücüsü: Doç. Dr. Derya YÜCEL
Yardımcı Araştırmacılar: Dr. Dürdane MART, Dr. Meltem TÜRKERİ
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2014-2016
Proje No: 214 O 049
Proje Özeti: Bu projenin amacı (1) Ülkemizde son yıllarda geliştirilmiş ve yaygın olarak tarımı yapılan bazı nohut çeşitleri ile bölgemizde uzun yıllar yapılan çalışmalarla tane verimi bakımından öne çıkmış hatların, Akdeniz ikliminin hakim olduğu Çukurova koşullarında bitki gelişimi, verim ve verimle ilişkili özellikleri değerlendirmek, (2) Nohut genotiplerinin, sıcaklık stresine toleranslılıklarını belirleyerek sıcaklık stres indekslerine göre sınıflandırmak, (3) Nohut genotiplerinin, meteorolojik kuraklık stresine toleranslılıklarını belirleyerek kuraklık stres indekslerine göre sınıflandırmak, (4) Nohut genotiplerinin, stresli ve kontrollü koşullar altındaki verim ve fizyolojik parametreleri belirlenerek bu parametrelerin kalıtım derecelerini hesaplamak, (5) İncelenecek tüm bitkisel ve fizyolojik parametrelerin birbirleri ile olan ilşkileri belirlemektir. Proje kapsamında; toplam 30 nohut genotipi (değişik araştırma kuruluşları tarafından tescil edilmiş 10 adet nohut çeşidi ve bölgemizde uzun yıllar yapılan çalışmalar sonucu tane verimi bakımından standart çeşitleri geçen ve ileride yapılacak çalışmalar için ümitvar görülen 20 genotip kullanılacaktır. Denemeler, Doğu akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında yürütülecektir. Denemelerde her 10 nohut genotipinden sonra kurağa tolerant (ILC 195), kurağa hassas (ILC 8617), sıcağa tolerant (ICC 1205) ve sıcağa hassas (ICC 4567) nohut genotipleri standart çeşitler olarak yer alacaktır. Deneme süresince bir çok bitkisel ve fizyolojik parametreler incelenecek ve elde edilecek verilerle kuraklığa ve sıcağa toleransın bir ölçütü olan stabilite indeksi ile incelenen fizyolojik ve biyokimyasal parametrelerin ilişkileri ortaya konularak bunların kalıtım dereceleri hesaplanacaktır. Bu projeden beklenen en önemli başarı, meteorolojik kuraklık ve sıcaklık stresinin görüldüğü Akdeniz ikliminin hakim olduğu Çukurova koşullarında yetiştirilebilecek ve ekonomik önemi olan uygun nohut genotiplerini belirlemek olacaktır. Böylece nohut alanlarında biyotik ve abiyotik stres faktörlerinden kaynaklanan ürün kaybının önlenebilmesi için önemli adımların atılmasını sağlayacaktır.

 
4.
Proje Başlığı: Yonca  (medicago sativa l.) Islah Araştırmaları
Proje Yürütücüsü: Dr. İlker İNAL
Yardımcı Araştırmacılar: Doç.Dr. Celal YÜCEL, Z.Y.M. Arif AKTAŞ, Z.Y.M. Feyza Döndü GÜNDEL, Hatice YÜCEL
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2013-2017
Proje No: TAGEM/TA /03 /04 /01/003
Proje Özeti: Bu araştırma ile bölgenin ekolojik koşullarına uygun, ot verimi ve kalitesi yüksek ot tipi ve mera tipi yonca çeşitlerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.  Bu nedenle, tescil edilmiş çeşitler, hatlar, introdüksiyon materyali ve doğal vejetasyondan toplanan örneklerle 2002 yılında başlatılan çalışmalar sonucunda,öncelikle ihtiyaç duyulan ve tarla tarımı içerisinde ot üretimi amacıyla kullanılabilecek yüksek verimli sahil tipi bir yonca  çeşidi (Nimet) geliştirilmiştir. 
Yine bu proje kapsamında suni mera tesisi ve doğal meralarının ıslahında kullanılabilecek mera tipi yonca çeşitlerinin de geliştirilmesi amacıyla kaynak populasyondan otlatmaya uygun  yonca  hatları  ile, otlatmaya temel oluşturmak amacıyla 2008 yılında tekrarlamalı bir deneme  kurulmuştur. Parseller Güney sarı ırkı sığırlarla ağır ve sürekli olarak sezon sonuna kadar otlatılmıştır. Bu süreç sonunda otlatmaya toleranslı yonca hat/genotipleri tespit edilmiştir. Seçilen hatlarla 2 adet çeşit adayı 3 adet çeşit ile TUBİTAK 113O121 nolu proje kapsamında Adana ve İzmir'de bölge verim denemelerine alınmıştır. Denemeler ot ve tohum verimleri için ayrı ayrı kurulmuştur. İzmir lokasyonunda 2 yıllık ortalama yeşil ot verimleri 12.134-13.734 kg/da arasında değişmiştir. En yüksek değer Özpınar, DATAE Y-2 ve DATAE Y-1 genotiplerinden elde edilmiştir. Adana lokasyonunda ise yeşil ot verimleri 9.704-10.954 en yüksek verimler yine DATAE Y-2, Özpınar ve DATAE Y-1 genotipinden elde edilmiştir. İzmir lokasyonunda elde edilen 2 yıllık ortalama kuru madde verimleri 2484-2887 kg/da, Adana lokasyonunda ise 2126-2381 kg/da arasında değişmiştir. Her iki lokasyonda da Özpınar ve DATAE Y-1 en yüksek verime ulaşmışlardır. İzmir lokasyonunda tohum verimleri 56,2-65,4 kg/da, Adana lokasyonunda ise 27,9-33,8 kg/da arasında değişmiştir.

 
5.
Proje Başlığı: Çukurova Bölgesi Arpa Islah Araştırmaları
Proje Yürütücüsü: Dr. Hasan AY
Yardımcı Araştırmacılar: Sait AYKANAT, Yeşim Şahin, Dr. C. Aylin OLUK
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2012-2017
Proje No: TAGEM/TBAD/12/A12/P05/01 
Proje Özeti: Arpa, Dünya'da buğday, çeltik ve mısırdan sonra en fazla ekimi yapılan bir tahıl bitkisidir. Türkiye'de 3 milyon hektar ekim alanı ve 7.3 milyon ton üretimi olup, ortalama verimi 2450 kg/ha'dır. Bölgemizde (Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Gaziantep) ekiliş alanı bakımından arpa, buğday, mısır ve pamuktan sonra dördüncü sırada yer almaktadır. Ekim alanı ve üretim miktarı bakımından önemli bir bitki olan arpa, ıslah çalışmaları yönüyle bölgemizde şu ana kadar ihmal edilmiş olup Enstitümüzün tescilli herhangi bir çeşidi bulunmamaktadır. Enstitümüzün Arpa ıslahı ile ilgili devam eden hiçbir projesi bulunmamaktadır. Hayvancılığın daha çok önem kazandığı günümüzde, yem kaynaklarından biri olan arpanın da önemini artırmaktadır. Arpa çoğunlukla hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir. Yemlik arpanın yüksek verimli, nişastaca zengin, protein ve özellikle lisin miktarının yüksek olması istenir. Bölgeye uyumlu üstün verimli, yem kalitesi iyi, sağlam saplı, yatmayan ve kuraklık ve soğuğa tolerant veya dayanıklı arpa çeşitlerinin geliştirilmesi projenin amacını oluşturmaktadır.


6.
Proje Başlığı: Vejetatif ve Generatif Dönemlerde Yapraktan N, S ve Zn Uygulamalarının Ekmeklik Buğday’ın Verim, Mineral Element ve Kalite Parametreleri Üzerine Etkisinin Araştırılması
Proje Yürütücüsü: Dr. Hatun BARUT
Yardımcı Araştırmacılar: Alparslan EZİCİ, Dr. Yaşar KARADUMAN, Arzu AKIN,  Safiye AŞIKLI, Prof. Dr. Selim EKER
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2014-2017
Proje No: TAGEM/TSKAD/15/A13/P04/05
Proje Özeti: Buğdayda tane verimi ve protein konsantrasyonuna, azot (N) ve kükürt (S) beslenmesinin önemli etki yaptığı bildirilmiştir. Azot beslenme statülerinin etkilediği birçok fiziksel ve moleküler mekanizmalardan dolayı, yiyeceklerin Zn ve Fe bakımından zenginleştirilmelerinde, bitkilerin N beslenmesinin en önemli komponent olduğu gösterilmektedir. Buğdayın S ihtiyacı N'a göre azdır. Ancak, kükürt eksikliğinde protein olmayan N'lu bileşikler birikmekte (asparagine, glutamine), S içeren amino asitlerin (sistein, methionine) sentezi ve tanedeki birikimleri azalmaktadır. Buğday tanesinin kalite değerlendirilmesinde, azot konsantrasyonuna ek olarak, tanenin S beslenmesi, S konsantrasyonu ve N:S oranı göz önünde bulundurulmaktadır. Buğday ununun pişme kalitesi, tane proteinlerinin artmasıyla artmaktadır. Ekmeklik buğday kalitesinde en temel gösterge, özellikle somun hacmi ile ilgilidir.  Oldukça yüksek protein konsantrasyonunda, azotun gliadinler ve protein olmayan azotlu bileşiklerin birikmesi nedeniyle, ekmek yapma kalitesi düşebilmektedir. Azotun oran ve uygulama zamanının ekmek yapma kalitesini etkilediği ve geç dönem azot uygulamalarının tane protein seviyesini arttırdığı belirtilmiştir. Kükürt eksikliği protein kompozisyonunu değiştirmektedir. Kükürt eksikliğinde, polimerik proteinlerin sayısı azalmaktadır. Protein kompozisyonundaki bu değişiklikler, hamurun reolojisindeki değişimle ilgilidir. Burada sunulan proje kapsamında, N,S ve Zn uygulamalarının, ekmeklik buğday çeşidinin verim ve kalite parametreleri üzerine etkileri incelenecektir. Tarla koşullarında yürütülecek denemelerde, yapraktan N, S ve Zn uygulamalarının, tane verimi, tanede Zn ve Fe birikimi, tane N ve S konsantrasyonu ve un kalitesi üzerine etkileri araştırılacaktır. Proje faaliyetleri, birbirini tamamlayıcı nitelikte iki farklı iş paketinden oluşturulmuştur. Denemeler, Çukurova koşullarında 2014-2015 ve 2015-2016 yılı buğday ekim sezonlarında tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme deseninde 4 tekrarlamalı olarak, Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü arazilerinde yürütülecektir.


7.
Proje Başlığı: Çukurova Koşullarında Buğday-Soya-Mısır Münavebesinde Sürekli Sırta Ekim Tekniğinde Farklı Anız Yoğunlukları ve Çizi Açıcı Ayakların Teknik ve Ekonomik Yönden Karşılaştırılması
Proje Yürütücüsü: Sait AYKANAT
Yardımcı Araştırmacılar: M. Emin BİLGİLİ, Hasan Ali KARAAĞAÇ, Dr. Hilal YILMAZ, Dr. Hatun BARUT, Prof. Dr. Zeliha BEREKET BARUT
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2014-2017
Proje No: TAGEM/TSKAD/14/A13/P08/05
Proje Özeti: Artan çevre bilinci, tarımsal üretimdeki girdi maliyetleri ve enerji kullanımında tasarrufa gitme zorunluluğu nedeniyle son yıllarda, dünyada ve Türkiye'de toprak işlemede değişiklikler yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde geleneksel toprak işlemeye alternatif olan koruyucu toprak işleme ve özellikle doğrudan ekim yöntemi hızlı bir şekilde yaygınlaşmaktadır. Ancak doğrudan ekime nazaran azaltılmış toprak işlemeli ekim ve sırta ekim yöntemleri daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda da sırta ve anıza ekim yapan makinaların geliştirilmesi gerekmektedir. Çizi açıcı ayaklar bir ekim makinasının topraktaki tohum dağılımına etki eden en son parçasıdır. Bir çizi açıcı ayağın tohumları istenen sıra üzeri uzaklık yanında aynı derinlikte ekmesi bitkilerin yeknesak gelişimi ve böylece hasat kayıplarının azaltılması açısından şarttır. Bu çalışmada daimi sırta ekim yapabilen makinalarda farklı çizi açıcı ayakların makine performansı ve bu sırtların bitki gelişimi üzerine etkileri incelenecektir. Bu çalışma, daimi sırta ekim tekniği içerisinde değişik sırtlarda, farklı biçim yüksekliği (15±5 cm ve 25±5 cm) ve çizi açıcı ayak tiplerinin (tek diskli, çift diskli ve çizel ayakların) ekim düzgünlüğüne etkisini belirlemek amacıyla yapılacaktır. Çalışmada araştırmanın yapıldığı farklı anız koşullarında en uygun çizi açıcı ayak tipleri tespit edilecek, her bir çizi açıcı ayak tipinin sıra üzeri tohum dağılım düzgünlüğü, bitki çıkış yüzdesi ve bitki çıkış süresine etkileri saptanacaktır. Ayrıca farklı uygulamaların soya, silajlık mısır ve buğday verimi üzerine etkileri de ortaya konacaktır.


8.
Proje Başlığı: Doğu Akdeniz Bölgesi Makarnalık Buğday Islah Araştırmaları
Proje Yürütücüsü: Dr. M. Nazım DİNÇER
Yardımcı Araştırmacılar: Dr. Şadiye YAKTUBAY, A.Alpaslan EZİCİ, Dr. Hasan AY, Dr. Murat Reis AKKAYA , Dr. Celile Aylin OLUK , Deniz Pehlivan KAHRAMAN
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2013-2017
Proje No: TAGEM/TBAT/13/A12/P02/006
Proje Özeti: Bu çalışma Doğu Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürlüğü arazisinde 2013–2017 yılları arasında mevcut çeşitlerden daha verimli, kaliteli hastalıklara dayanıklı gelişme tabiatı yazlık ve alternatif olan makarnalık buğday çeşit geliştirmek amacıyla yürütülmüştür. Çeşit geliştirmek amacıyla yürütülen bu çalışmada açılan materyallerde modifiye bulk yöntemi kullanılmıştır. Verim denemelerinde yer alan hatlarda verim, hastalık ve bazı kalite özellikleri bakımından standartlara oranla daha iyi durumda olanlar belirlenmiştir. Verim denemelerinde parsel boyutları 1,4x5 m. olup, parsel alanı 7 m2'dir. Bölge verim denemeleri tesadüf blokları deneme deseninde dört tekerrürlü, verim denemeleri tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü ve ön verim denemeleri augmented deneme desenine göre tek tekerrürlü olarak kurulmuştur. 2013–2017 yılları arasında yapılan melez sayısı 707 adettir. Açılan materyal kademesinde toplam 7605 hat ekilmiş ve 7438 hat seçilmiştir. Gözlem bahçelerinden 978 hat veya çeşit değerlendirilerek bunların 201adedi değişik amaçlarda kullanmak üzere bir sonraki yıla aktarılmıştır. Ön verim denemeleri tek tekerrürlü olarak Doğankent lokasyonunda kurulmuş olup, ekilen hat sayısı 498, seçilen hat sayısı 109'dir.Ön verim denemelerinde en düşük verim 401 kg/da ile 2014 yılında gerçekleşirken, en yüksek verim ise 1103 kg/da ile 2017 yılında gerçekleşmiştir. Standart çeşitlerin verimleri 481-1020kg/da arasında değişirken, seçilen hatların verimleri 500-963 kg/da arasında olmuştur. Verim denemeleri üç tekerrürlü olarak Doğankent lokasyonunda ekilmiş olup ekilen hat sayısı 225, seçilen hat sayısı 51 'dur. Verim denemelerinde en düşük verim 550 kg/da ile 2016 yılında gerçekleşirken, en yüksek verim ise 1040 kg/da ile 2017 yılında gerçekleşmiştir. Standart çeşitlerin verim aralığı 557-973 kg/da arasında değişirken, seçilen hatların verimler 661-1040 kg/da arasında bulunmuştur. Bölge verim denemeleri ise Doğankent, Ceyhan, Kahramanmaraş ve Hatay lokasyonlarında dört tekerrürlü olarak kurulmuştur.  Bölge verim denemelerinde dört yılda kullanılan hat sayısı 125, seçilen hat sayısı ise 58 olmuştur. Denemelerdeki en düşük tane verimi 2016 yılında Hatay lokasyonunda 314 kg/da, en yüksekte 2017 yılında Doğankent lokasyonunda 1055 kg/da olmuştur. Standart çeşitlerin verimleri 333-818 kg/da arasında değişirken, seçilen hatların verimleri 516-962 kg/da arasında bulunmuştur. 2012 yılında tescil için başvurusu yapılan iki makarnalık hattımız tescil denemeleri tamamlanarak 2015 yılında Eker ve Ayzer adlarıyla tescil edilmiştir. 2014yılında tescil için başvurusu yapılan bir makarnalık hattımız tescil denemeleri tamamlanarak 2017 yılında Günberi adıyla tescil edilmiştir.


9.
Proje Başlığı: Nohutta  Ascochyta Yanıklığı Etmeninin Populasyon Karakterizasyonu ve Moleküler İşaretleyiciler Kullanılarak Bu Etmene Karşı Dayanıklı Genotiplerin Araştırılması
Proje Yürütücüsü: Dr. Dürdane MART
Yardımcı Araştırmacılar: Doç. Dr. Derya YÜCEL, Dr. Meltem TÜRKERİ
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2013-2016
Proje No: 113 O 070
Proje Özeti: Ascochyta yanıklığı hastalık şiddeti 2014, 2015 ve 2016 yıllarında yürütülen sürvey çalışmaları ile belirlenmiştir. En yüksek hastalık şiddetinin Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgeleri'nde olduğu saptanmıştır. Eşey tipi belirleme analizlerinde ülke genelinde tek spordan gelişen 937 adet izolat kullanılmış ve etmenin MAT 1-1/MAT1-2 oranı 483/454 olarak belirlenmiştir. Patotipleme çalışmalarında toplamda 325 adet izolatta, Patotip I, Patotip II, Patotip III, Patotip IV ve düşük virülent gruplarının dağılımı saptanmıştır. Ülkemizde PatotipIV'ün varlığı ilk kez bu çalışma ile belirlenmiştir. Proje çalışmaları ile 1164 adet A. rabiei uzun süreli muhafazaya alınarak ülkemiz gen kaynağı oluşturulmuştur. Etmenin STMS markır sistemleri ile genetik farklılıkları araştırılarak filogenetik analizleri yapılmıştır. Tohumdan sürgüne etmen taşınımı saptanmış, RT-PCR ile etmenin tohumdaki miktarının belirlenmesi üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Tescilli çeşitlerin adaptasyonları ve hastalık patotiplerine göre tolerans/dayanıklılıkları bakımından proje çıktısı olarak İnci, Hasanbey, Seçkin, Azkan, Arda, Aksu, İzmir-92 ve Aydın çeşitleri ekim yapılan bölgelerde diğer çeşitlere göre daha iyi sonuçlar vermiştir. Bu çeşitler tüm yetişme bölgeleri için tavsiye edilecek çeşitler olmaktadır. İleri çıkmış hatların adaptasyonları ve hastalık patotiplerine göre dayanıklılığı/toleransı değerlendirilerek, üç adet nohut (FLIP 03 42C, X05 TH 21C, EN 1887) genotipi çeşit adayı olarak tescile verilmiştir. Tescilli çeşitler ve İleri çıkmış hatlar adaptasyon denemelerinde çalışılan çeşitler ve hatlar aynı zamanda doğal ve suni inokülasyon koşullarında hastalık bahçelerinde Ascochyta yanıklığı hastalığına karşı tolerans/dayanıklılıkları 1-9 skalasına göre değerlendirilmiştir. Melezlemelerde istenilen kombinasyonlarda da değişik F (melez tohum, F1, F2) kademesinde açılan materyal elde edilmiştir. STMS, RAPD ve ISSR belirteçleri kullanılarak 34 adet tescilli nohut çeşidi ve 205 adet ileri çıkmış nohut hatları test edilmiş ve Ascochyta yanıklığı reaksiyonları ile kıyaslanmıştır. STMS markırlarının diğer belirteçlere göre hassasiyet ve dayanıklığın belirlenmesinde etkin olduğu saptanmıştır.


10.
Proje Başlığı: Çukurova koşullarında, farklı sıra aralıklarında bazı kimyasalların yonca (medicago sativa l.)'Nın tohum verimine ve  bitkisel özelliklere etkisi
Proje Yürütücüsü: Dr. İlker İNAL
Yardımcı Araştırmacılar: Doç.Dr. Mustafa AVCI, Doç.Dr. Celal YÜCEL, Z.Y.M. Arif AKTAŞ, Z.Y.M. Feyza Döndü GÜNDEL, Hatice YÜCEL, Dr. Mehmet Fatih YILMAZ
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2013-2015
Proje No: TAGEM/TA /13 /A03/P01/011

Proje Özeti: Bu araştırma ile, Ülkemizde yem bitkileri yetiştiriciliğinin en büyük sorunlarından birisi olan kaliteli tohumluk açığının giderilmesi amacıyla, Adana ve Kahramanmaraş şartlarında, yoncanın (Medicago sativa L.) en uygun sıra aralığı mesafesinin saptanması, tohumluk hasadında kaliteyi düşüren bitkilerin yeşil aksamlarının tohum hasadı öncesinde azaltılması için uygun yaprak döktürücü (defoliant) veya bitki kurutucunun (desiccant) belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2013-2015 yılları arasında, Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller deneme deseninde, 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemede ana parselleri, 4 farklı sıra arası mesafesi (25, 50, 75 ve 100 cm), alt parselleri ise; yaprak döktürücü (Thidiazuron+ Diuron) uygulaması, bitki kurutucu (Ethephon) uygulaması, parseldeki bitkilerin tohum olgunlaştırdığı dönemde biçilerek toprak üzerinde doğal kurutulması ve kontrol parseli olarak da hiçbir uygulama yapmadan, parseldeki bitkiler tohum olgunlaşmasını tamamlandıktan tohumların hasat edilmesi olmak üzere 4 farklı uygulama oluşturmuştur. Adana lokasyonunda tohum verimleri 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla 52,60 kg/da, 83,96 kg/da ve 49,86 kg/da olarak saptanmıştır. 3 yıllık ortalama verimler incelendiğinde en yüksek tohum verimi 70,33 kg/da ile 25 cm sıra aralığında, en düşük verim ise 51,79 ile 100 cm sıra aralığından elde edilmiştir. Uygulamalardan elde edilen 3 yıllık ortalama verimler incelendiğinde istatistiki olarak önemsiz farklarla yaprak döktürücü (67,36 kg/da), bitki kurutucu (66,96 kg/da), Olgunlaşmadan sonra doğrudan hasat (66,62 kg/da), en düşük verimin ise olgunlaşma döneminde biçip kurutulduktan sonra harmanlanması uygulamasından (47,63 kg/da) elde edildiği saptanmıştır. Kahramanmaraş lokasyonunda tohum verimleri 2013, 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla 67,77 kg/da, 52,60 kg/da ve 36,29 kg/da olarak saptanmıştır. 3 yıllık ortalama verimler incelendiğinde en yüksek tohum verimi 59,20 kg/da ile 25 cm sıra aralığında, en düşük verim ise 44,85 ile 100 cm sıra aralığından elde edilmiştir. Uygulamalardan elde edilen 3 yıllık ortalama verimler incelendiğinde en yüksek değerin Olgunlaşmadan sonra doğrudan hasat (57,78 kg/da), en düşük verimin ise olgunlaşma döneminde biçip kurutulduktan sonra harmanlanması uygulamasından (43,73 kg/da) elde edildiği saptanmıştır. 



11.
Proje Başlığı: Demir Ve Çinko Uygulamalarının Yerfıstığının Verim Ve Kalite Özellikleri Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi
Proje Yürütücüsü: Çiğdem BOYDAK (Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü)
Yardımcı Araştırmacılar: Doç. Dr. Seyyid IRMAK, Dr. Abdullah ÇİL, Dr. Murat Reis AKKAYA, Ayşe Nuran ÇİL, Dr. Hatun BARUT, Rasim ARSLAN, M. Orhan KARA, Alper BAYDAR
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2015-2017
Proje No: TAGEM/TSKAD/15/A13/P04/15
Proje Özeti: Yerfıstığı iklim ve toprak yönünden oldukça seçicidir. Türkiye'de Akdeniz ikliminin etkisinde kalan bölgelerde hafif bünyeli tarım topraklarında sulanarak yetiştirilmektedir. Yerfıstığı drenajı ve havalanması iyi, tınlı kum ve ya kumlu tın bünyede organik maddesi orta düzeyde, kireççe zengin, pH'sı 6.0-6.4 arasında olan topraklarda çok iyi yetişmektedir. Topraklarımızın ekserisi kireçlidir ve bunun sonucunda pH değeri yüksektir. Bunun sonucunda bitkiler için en önemli mikro besin maddeleri olan demir, mangan, bakır ve çinko (Fe, Mn, Cu ve Zn) gibi ağır metaller oksit ve hidroksit formlarına dönüşerek çözünürlükleri azalmaktadır. Toprağa artan miktarlarda uygulanan Zn, bitkilerde Fe alımını ve artan miktarlarda uygulanan Fe de, Zn alımını olumsuz yönde etkilemektedir. Fe ve Zn bitki kökünde iç yöreye aynı aktif taşıyıcılar tarafından taşınmaları nedeniyle Fe ve Zn karşılıklı olarak birbirlerini engellemektedir. Bu çalışmada Çukurova yöresinde ana ürün koşullarında NC-7 yer fıstığı çeşidinde farklı dozlarda demir ve çinko uygulamalarının yer fıstığının verim ve bazı tarımsal özelliklerine olan etkisini belirlemek hedeflenmiştir. Demir ve çinko arasındaki etkileşimin bitki üzerindeki değişimlerini incelemek, verim ve kaliteyi arttırmak amaçlanmıştır. Deneme tesadüf blokları bölünmüş parseller deneme desenine göre 5m x 2,80 m parsel büyüklüğünde, 4 sıralı ve 3 tekerrürlü olmak üzere aynı yerde 4 yıl ve 2 farklı lokasyonda yürütülecektir. Sıra arası 70 cm, sıra üzeri 15cm olacak şekilde ekim yapılacaktır.


12.
Proje Başlığı: Çukurova koşullarında yem bitkileri karışımlarında farklı hasat ve muhafaza sistemlerinin yem kalitesi açısından karşılaştırılması
Proje Yürütücüsü: Dr. Yasemin VURARAK
Yardımcı Araştırmacılar: M. Emin Bilgili, Doç. Dr. Ahmet İnce, Doç. Dr. Mustafa Avcı, Yrd. Doç. Dr. Murat R. Akkaya, Doç. Dr. Sait M. Say
Başlama- Bitiş Tarihleri: 2014-2017
Proje No: TAGEM/TSKAD/ 14/A13/P08/06
Proje Özeti: Araştırmada hedef, küçük işletmelere uygun yem kalitesi yüksek ve girdisi düşük olan kaba yem hazırlama mekanizasyon zincirlerini belirlenmesidir. Çalışmada, fiğ + tritikale karışımı ve italyam çimi + iskenderiye üçgülü karışımı bitkisel materyal olarak kullanılmıştır. Materyal, farklı hasat makinaları kullanılarak (tamburlu ot biçme makinası, Ezme üniteli ve diskli çayır biçme makinası, ot silaj makinası) hasat edildikten sonra, kuru ot, balya silajı ve geleneksel silaj yapılmıştır.  Haylaj balyaları, beyaz renkte 0.025 mm kalınlığında polietilen bir malzeme kullanılarak dört kat kaplanmışlardır. Kuru ot balyaları ortalama olarak 18-20 kg, haylaj balyaları ise 40-50 kg arasında ağırlığa sahip küçük balyalar şeklindedir. Tüm kaba yemler 60 gün fermantasyona bırakılmışlardır. Akdeniz İklimi koşullarında kaba yem hazırlama yöntemlerinin özellikle kalite üzerine (HP, pH, ADF, NDF, NYD) etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonunda, geleneksel silaja alternatif olarak haylaj yapılabileceği belirlenmiştir. NYD bakımından haylajların istatistiki olarak en iyi kalitede yem oldukları tespit edilmiştir. Ancak, haylaj yemleri içinde kalite bakımından en üstün yemin ezme üniteli diskli çayır biçme makinası kullanılarak yapılan yemler olduğu belirlenmiştir. Bu sistem (ezme üniteli diskli çayır biçme makinası + rulo balya makinası + balya kaplama makinası) kullanılarak elde edilen yemlere ait yakıt tüketimi ortalama olarak %16.1 oranında diğer haylaj sistemine (tamburlu ot biçme makinası + rulo balya makinası + balya kaplama makinası) göre yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak, amaç hayvan sağlığı olunca bu sistem üreticiler tarafından tercih edilmelidir.

 
13.
Proje Başlığı:  Geleneksel toprak işleme sistemine alternatif olarak doğrudan anıza ekim sisteminin uygulanabilirliğinin araştırılması (Şanlıurfa örneği)
Proje Yürütücüsü:  Ahmet ÇIKMAN
Yardımcı Araştırmacılar:  Tali Monis, Abdullah Suat Nacar, Ümran Atay, Dr. Yasemin Vurarak, Prof. Dr. Ramazan Sağlam
Başlama- Bitiş Tarihleri:  2013-2017 (2. Dilim)
Proje No: TAGEM-BB-100210J01 (Ortak proje)
Proje Özeti: Araştırma beş farklı konu, üç tekerrürlü ve çakılı olarak yürütülmüştür. II. ürün mısır ekiminde geleneksel yöntem konusunda ekim makinası olarak pnömatik, doğrudan ekim konularında ise anıza ekim makinası kullanılmıştır. Buğday ekiminde, doğrudan ekim konusunda anıza hububat ekim makinası, geleneksel ekim konusunda ise mekanik tip hububat ekim makinası kullanılmıştır. Denemeler buğday ve II. ürün mısır münavebe sisteminde kurulmuştur. Araştırma sonucunda, beş yıllık verilere göre buğday üretiminde verim değerleri konulara göre, T1 (Ana ürün ve ikinci ürün toprak işlemesiz) konusunda 5 786 kg/ha, T2 (Ana ürün toprak işlemeli ikinci ürün toprak işlemesiz anıza direkt ekim) konusunda 6 300 kg/ha, T3 (Ana ürün toprak işlemesiz ikinci ürün toprak işlemeli) konusunda 5 594 kg/ha, T4 (Geleneksel ekim) konusunda 6 156 kg/ha ve T5 (Sırta doğrudan ekim) konusunda 5 981 kg/ha olarak gerçekleşmiştir. II. ürün mısır üretiminde, ise bu değerler konulara göre, T1 konusunda 10 804 kg/ha, T2 konusunda 10 235 kg/ha, T3 konusunda 9 302 kg/ha, T4 konusunda 10 093 kg/ha ve T5 konusunda ise 10 108 kg/ha olarak ölçülmüştür.  Çalışmada elde edilen tüm veriler teknik ve ekonomik yönden değerlendirilmiş ve T1 konusu olan "Ana ürün ve ikinci ürün toprak işlemesiz" konunun ekonomik analiz ve toprağa yapmış olduğu etkiler bakımından en iyi sonucu verdiği tespit edilmiştir.

 
14.
Proje Başlığı:  Çukurova'da yetiştirilen bazı susam çeşitlerinin yağ asitleri özelliklerinin belirlenmesi
Proje Yürütücüsü:  Yrd. Doç. Dr. Murat Reis AKKAYA
Yardımcı Araştırmacılar:  Prof. Dr. Osman Kola, Dr. Yasemin Vurarak
Başlama- Bitiş Tarihleri:  2016-2017
Proje No:  BAP-16103014
Proje Özeti: Tohumlarında bulunan yüksek miktar ve kalitedeki yağı ile susam (Sesamum indicum L.) dünyada kültürü yapılan en eski ve en önemli yağ bitkilerinden birisidir. Bu çalışmada Çukurova'da tarımı yapılan bazı yerel susam çeşitlerinin yağ asitleri kompozisyonları belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda yağ asitleri kompozisyonu bakımından palmitik asit % 9.21–9.78, stearik asit % 4.64–5.08, oleik asit % 37.50–40.13, linoleik asit % 42.64–44.56 araşidik asit % 0.56–0.60 ve linolenik asit % 0.34–0.40 arasında değerler aldığı belirlenmiştir. Doymuş yağ asitlerinden palmitik asit değerlerinin %9.78 ile Cumhuriyet 99 çeşidinde en yüksek olduğu belirlenirken, doymamış yağ asitlerinden ise oleik asit değerlerinin %40.13 ile Muganlı 57 çeşidinde en yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada susamın yağ asitleri kompozisyonunun çeşitlere bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir.

 
15.
Proje Başlığı:  Pülverizatör Depolarında Kullanılan Hidrolik jetlerin Karıştırma Etkinliklerinin Belirlenmesi
Proje Yürütücüsü:  Prof. Dr. Ali BAYAT
Yardımcı Araştırmacılar:  Dr Ali BOLAT
Başlama- Bitiş Tarihleri:  2014-2017
Proje No:  FBA-2014-2988
Proje Özeti: Son yıllarda toz ilaçlar ve suda çözünür granüllerin yoğun olarak kullanımı artmıştır. Bu tip ilaçların, kullanımında oluşan en önemli sorunlardan biri depo dibine çökme eğilimi göstermesi ve bu nedenle sürekli ve etkin şekilde karıştırılma ihtiyacıdır. Bu amaçla son yıllarda pülverizatör depolarında hidrolik jet tipi karıştırıcılar yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak karıştırmanın etkili olabilmesi için hidrolik jet karıştırıcının konumu, karıştırma basıncı ve hidrolik jetin teknik özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir. Bu çalışmada, Türkiye' de imal edilen 400 litre kapasitesine sahip bir tarla pülverizatörü deposunda takılı olan bir hidrolik jetin, 3 farklı jet memesi (1,0 mm; 1,5 mm ve 3,0 mm) ve 3 farklı karıştırma basıncında (3, 6 ve 8 bar) oluşturduğu karışım performansları belirlenmiştir. Karışım performans ölçümlerinde uluslararası ISO 5682-2: 1997 (E) standardına uygun olarak alınan örneklerin ilk konsantrasyona göre sapma oranları (%), kurutma ve turbidimetrik yönteme göre belirlenerek karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, yöntemlerin tamamında ölçülen sapma oranları, ISO standartına göre kabul edilebilir limitlerin üzerinde bulunmuştur.
''